KATZ'IN HAMAS LİDERLERİNİ TEHDİT ETMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

img
KATZ'IN HAMAS LİDERLERİNİ TEHDİT ETMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Siyasi analist Muhammed Mustafa Şahin, Yisrael Katz'ın Hamas hareketinin yurt dışındaki liderlerinin hedef listesinde kalmaya devam edeceğini açıklamasını değerlendirdi.

Siyasi analist Muhammed Mustafa Şahin, siyonist israil Savaş Bakanı Yisrael Katz'ın Hamas hareketinin yurt dışındaki liderlerinin hedef listesinde kalmaya devam edeceğini açıklamasının, İsrail'in suikast politikasında dikkat çekici bir gelişmeye işaret ettiğini belirtiyor. Özellikle bu açıklamanın açık ve doğrudan bir şekilde yapılması; İsrail'in Doha'daki hareket liderliğine yönelik saldırısının birinci yıl dönümüne ve Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin Binyamin Netanyahu'yu "savaş suçlusu" olarak nitelendirdiği ve ülkesinin hedef alınmasını eleştirdiği açıklamalara denk gelmesi önem arz ediyor. Şahin, Katz'ın açıklamasının öneminin, yalnızca Gazze Şeridi içindeki Hamas liderlerinin takip edilmesinden ibaret kalmayıp, şeridin dışında bulunan liderliğin de hâlâ hedef dairesi içinde olduğunu açıkça ilan etmesinden kaynaklandığını söylüyor. Ayrıca hareket liderlerinin "hata" olarak nitelendirilen bir durum sayesinde Doha'daki saldırıdan kurtulduğunu ve yeni bir girişimin geleceğini vurguluyor.

Şihab'ın haberine göre Şahin, bu açıklamanın, işgal güçlerinin Hamas liderliğinin Gazze'den ayrılmasını çatışma alanının dışına intikal olarak değerlendirmediğini, nerede bulunurlarsa bulunsunlar (diğer ülkelerin içindekiler dahil) onları tehdit altında tutmak istediğini açıkça ortaya koyduğunu ekliyor. Şahin şunları söylüyor: "Dikkat çekici olan, işgalci İsrail’in bunu açık bir dille ilan etmesidir; artık mesele gerçekleştirilen ve ardından hakkında konuşulan bir operasyonla sınırlı değil, aksine Hamas liderliğinin yurt dışında hedef alınması İsrail'in siyasi ve güvenlik söyleminin ilan edilmiş bir parçası hâline gelmiştir." Şahin, açıklamanın zamanlamasının üzerinde durulmayı hak ettiğini vurguluyor: Katar Başbakanı, Netanyahu'yu "savaş suçlusu" olarak nitelendirip Katar'a saldırılmasının kırmızı çizginin aşılması olduğunu söylerken, Katz çıkıp Gazze dışındaki Hamas liderlerinin İsrail için hedef olmaya devam ettiğini teyit etti.

Şahin şöyle diyor: "İsrail'in geçmişte gerçekleştirdiği bir operasyondan bahsetmesi ile savaş bakanının aynı liderlerin hâlâ hedef listesinde olduğunu ve girişimin tekrarlanabileceğini açıklaması arasında açık bir fark vardır. Bu, sadece geçmişteki bir operasyonu savunmak değil, politikanın devam ettiğinin ilanıdır." Şahin, açıklamaların eş zamanlı olmasının konuya dikkate değer siyasi bir anlam kazandırdığını ekliyor: Doha, İsrail'in savaş suçları olarak nitelendirdiği durumlara karşı sesini yükseltip Gazze'de yaşananların sorumluluğunu Netanyahu'ya yüklerken, işgal hükümeti başta geçen yıl Doha'daki saldırının hedefi olanlar olmak üzere şeridin dışında bulunan Hamas liderlerine yönelik tehditlerini yineliyor. Şahin'e göre mesele yalnızca belirli şahsiyetlerle ilgili değil, aksine İsrail'in Filistin liderliğini takibinin Filistin topraklarının dışına taşıyarak genişletmesiyle ilgilidir. Hamas liderlerinin başka bir ülkede bulunması, bu ülke arabuluculuk çabalarında ve siyasi temaslarda taraf olsa bile, İsrail hesaplarında artık hedef dairesinin dışına çıktıkları anlamına gelmiyor.

Şahin, Filistin boyutu açısından bu noktanın önemli olduğunu, çünkü Filistin'deki siyasi çalışmaların bir kısmının tarihsel olarak Filistin toprakları dışında, siyasi bürolar ile devletler ve arabulucularla yapılan temaslar aracılığıyla yürütüldüğünü ifade ediyor. İsrail, bu liderlerin dışarıdayken de hedef olmaya devam edebileceğini ilan ettiğinde, çatışmanın kapsamını Filistin topraklarından diğer başkentlere genişletmiş oluyor. Doha'ya düzenlenen saldırının bu siyasi çizgiyi daha belirgin hâle getirdiğini savunan Şahin, hedef almanın Gazze Şeridi içindeki bir çatışma alanında değil, Hamas'ın siyasi liderliğine ev sahipliği yapan ve arabuluculuk rolü üstlenen bir ülkede gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Bir yıl sonra İsrail Savaş Bakanı'nın çıkarak hareketin yurt dışındaki liderlerinin hâlâ hedef listesinde olduğunu vurguladığını belirtiyor. Bunun müzakereler üzerindeki yansımasının yalnızca belirli şahsiyetlerin hedef alınma ihtimaliyle sınırlı olmadığını, aksine siyasi temasların yürütüldüğü ortamı da kapsadığını ekliyor; müzakerelere katılan liderlik Gazze dışındayken hedef alınma tehdidi altındaysa, güvenlik riski müzakere süreçlerine ev sahipliği yapan ülkelerde bile varlığını sürdürmektedir.

Şahin şu değerlendirmede bulunuyor: "İsrail'in mesajı açıktır: Gazze'den ayrılmak takibin sona erdiği anlamına gelmez. İşgalci İsrail, Hamas'ın yurt dışındaki liderliğini hedefleri kapsamında tutmak istiyor; son açıklamayı bir dizi kişiye yönelik sıradan bir tehditten öte kılan da budur." Şahin, Doha'ya düzenlenen saldırının birinci yıl dönümü, Katar Başbakanı'nın Netanyahu'yu "savaş suçlusu" olarak nitelendiren açıklamaları ve Katz'ın Hamas liderlerinin yurt dışında hedef alınmaya devam edeceğini duyurmasının eş zamanlı olmasının, işgalci İsrail'in bu seçeneği açık tutma konusundaki ısrarını gözler önüne serdiğini belirterek sözlerini tamamlıyor. Buradaki en dikkat çekici gelişmenin, işgalcinin Hamas liderlerini tehdit etmesi (Filistin toprakları dışındaki suikast operasyonlarının daha önce de yaşandığı düşünüldüğünde) olmadığını, bizzat Savaş Bakanı'nın hareketin Gazze dışındaki liderliğinin hâlâ bir hedef olduğunu ve onları hedef almak için yeni bir girişimin gerçekleşebileceğini doğrudan ilan etmesi olduğunu vurguluyor.

www.kudusgunu.com 

 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!