KASSAM KOMUTANI ŞEHİT İSMAİL KAZAAR'I YAKINDAN TANIYALIM

img
KASSAM KOMUTANI ŞEHİT İSMAİL KAZAAR'I YAKINDAN TANIYALIM

Cihad Ahmed İsmail Kazaar, Kur’an hafızı ve seçkin bir Kur’an hocasıydı; binlerce Kur’an öğrencisine ders verdi. Ancak onun için asıl gurur, cihad meydanında bulunmak ve Allah’ın düşmanlarıyla savaşmaktı...

“Bu meydanda bir dakika bulunmak, yüzlerce yıl namaz kılmaktan ve gece ibadetinde bulunmaktan daha üstündür.” Elbette bu cümleyi dilinden düşürmeyen ve her toplantıda, her sohbet ortamında başkalarına tavsiye eden birinin kendisinin de 24 saat meydanda olması gerekir; savaş meydanında... Öylesine ki nafile namazlara, duaya ve sürekli Kur’an okumaya hiç vakit bulamasın. Zira cihad meydanında bir dakika bulunmak yüzlerce yıl namaz kılmaktan ve gece ibadetinde bulunmaktan daha üstünse akıl, bütün ibadetleri bırakıp sadece meydana bağlanmayı gerektirir.

Ancak “Cihad Ahmed İsmail Kazaar” böyle değildi. Bu cümleyi bizzat dile getiren Kazaar, büyük bir Kur’an hafızıydı. Binlerce talebe ve Kur’an öğrencisi onun ders ve sınıflarında eğitim görmüş ve Kur’an hafızı olmuştu.

Dahası; Kazaar, Gazze’deki önde gelen ilmî ve Kur’anî şahsiyetlerden biriydi. Adı bir mecliste anıldığında, insanların zihninde hemen Kur’an ayetleri canlanırdı.

Ancak Aksa Tufanı gerçekleşip Gazze’de cihad kapısı daha da genişlediğinde ve Hamas mücahitlerinin vahşi işgal rejimiyle yıllardır sürdürdüğü mücadele zirveye ulaştığında, “Cihad Kazaar” savaş meydanının ortasındaydı; her yerdeydi; Siyonist askerlerle karşı karşıyaydı; Gazze kentinin cadde ve mahallelerinde, Nasr, Şeyh Rıdvan, el-Cela ve diğer mahallelerde...

Bir elinde silah, diğer elinde Allah’ın kitabı vardı.

Tesnim'de yer alan habere göre, Kur’an adeta dilinden düşmüyordu; göğsü ayet ve hadislerle doluydu. Bunlar, her buluşmada, her fırsatta ve her vesileyle kaynayan bir pınar gibi ruhunun derinliklerinden çıkıyor, diline, sözlerine ve konuşmasına yansıyordu.

Kazaar Kur’an’ın diliyle konuşuyordu. Bir tavsiyesi varsa aynen Kur’an ayetleriydi; kendisinden bir şey uydurmuyordu.

Ahmed İsmail, şehit olmadan önce de yaşayan bir şehitti; tıpkı yüzleri aydınlık, açık ve tebessüm dolu olan tüm şehitler gibi. Davranışları sevgi ve şefkatle dolu, gayretleri, çabaları, fedakârlıkları ve yorulmak bilmezlikleri göklere ulaşan şehitler gibi. Hak ve batıl cephesini iyi tanıyan, kâfir, kan dökücü ve tepeden tırnağa silahlı düşmanla karşı karşıya gelme cesaretine sahip olan tüm şehitler gibi. Körü körüne veya kasıtlı olarak silahlarının ucunu Müslümanlara ve mazlumlara doğrultan, Haricî zihniyetli DEAŞ mensubu Kur’an okuyucuları gibi değil.

Kazaar yalnızca yaşayan bir şehit değil, aynı zamanda şehitler ailesinin bir mensubuydu ve sabır makamına ulaşmıştı; en sevdiklerini Allah, cihad ve direniş uğruna kurban etmenin büyük sabrına...

Bu makam kendisine, Aksa Tufanı savaşının henüz ilk dönemlerinde, Siyonist rejim savaş uçaklarının Gazze’yi aralıksız ve gece gündüz bombaladığı sırada ulaştı. Savaş uçakları Kazaar’ın evinin üzerinden geçerek ağır bombalarından birini evine bıraktı. Bu bombardımanda eşi ve iki kızı şehit oldu; tek oğlu Salah ise yaralanarak bir bacağını kaybetti.

Kazaar, Aksa Tufanı başladığında henüz 33 yaşını birkaç ay geçmişti. Birkaç ay sonra da ailesi şehit edildi.

Onun hayatı, Gazze halkının büyük bölümünde olduğu gibi, Kur’an öğrenmekle ve ardından Kur’an öğretmek ve eğitim vermekle geçti. Ancak Ahmed İsmail’i Kur’an alanındaki vatandaşlarından ayıran özellik, Kazaar’ın bir dahi olmasıydı.

Onun seçkinliğini göstermesi açısından şu yeterlidir: Gazze Şeridi’nde Kur’an-ı Kerim’in tamamını tek oturumda ezberden okuyan ilk hafızdı. (Daha sonra başka seçkin hafızlar da bu rekora ulaşmayı başardı. Bunlardan biri, Gazze’nin doğusundaki Daru’l-Kur’an ve Sünnet Merkezi’nin beşinci Kur’an hafızı ve mezunu Vesim Nidal el-Mehani’ydi. El-Mehani, Temmuz 2016’da tek oturumda ve kesintisiz 11 saat boyunca Kur’an’ı ezberden okuyarak hatmetti.)

Kazaar’ın sesi de güzeldi ve Kur’an alanındaki dehası sayesinde Kur’an’ın on kıraatini okuma icazeti almıştı.

İlmî ve Kur’anî eğitimle öylesine donanmıştı ki genç yaşında Gazze’nin önde gelen Kur’anî ve ilmî şahsiyetlerinden biri haline gelmiş, Filistin genelinde “Safvetü’l-Huffaz”/“Seçkin Hafızlar” adlı Kur’an projesinin sorumluluğunu üstlenmişti.

Allah’ın kitabını ezberletmek amacıyla “İtkan” adlı Kur’an okulunu kurması, 2 binden fazla Kur’an hafızının eğitimini gerçekleştirmesi ve aynı zamanda imamlık yapması da onun ilmî-manevî-dinî çalışmalarının arasında yer alıyordu.

Bütün bunlara rağmen, belki de kendisine sorulsaydı, Filistin’in askeri olmak, Filistin askeri olmak, işgalci Siyonist rejimle —insanlığın en şeytani düşmanıyla— mücadele etmek ve mazlum Gazze halkını savunmakla gurur duyduğunu söylerdi. Bu nedenle, savaş meydanının gürültüsü içinde son kez Kassam medyasının kamerası karşısında oturduğunda, o meydanda bir dakika bulunmayı yüzlerce yıl namaz kılmaktan ve gece ibadetinde bulunmaktan daha üstün olarak nitelendirmişti.

Bu inanç, onun Kur’an’la derin ünsiyetinden ve dostluğundan kaynaklanıyordu. Kur’an, çeşitli surelerinde birçok ayetle kâfirler ve düşmanlarla cihadın önemine işaret etmiş ve bunu büyük bir başarı ve kurtuluş olarak nitelendirmiştir.

Nitekim Saff Suresi’nin 4. ayetinde şöyle buyurulmaktadır:

“Şüphesiz Allah, kendi yolunda saf halinde savaşanları sever; onlar sanki birbirine kenetlenmiş sağlam bir bina gibidirler.”

Yine Tevbe Suresi’nin 111. ayetinde şöyle buyurulmaktadır:

“Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, karşılığında kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar; öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah’ın üzerine aldığı gerçek bir vaattir. Ahdine Allah’tan daha sadık kim vardır? Öyleyse yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin. İşte büyük kurtuluş budur.”

Ve nihayet Yüce Allah, “Cihad Ahmed İsmail Kazaar”ı bu şöhretiyle huzuruna çağırdı; “mücadele”, “askerlik” ve kendi yolunda “şehadet” şöhretiyle... Bu, Gazze’nin genç âlimi, Kur’an hafızı ve kârîsinin göğsüne takılan en güzel madalyaydı.

7 Mart 1990’da Gazze Şeridi’nde dünyaya gelen Gazze’nin âlim mücahidi, Aksa Tufanı’nın başlamasından 10 ay sonra, 11 Ağustos 2024’te, Gazze Tugayı’na bağlı “Rıdvan” Taburu’nda bir timin savaşçısı ve komutanı olarak şehit oldu ve göklerdeki şehit ailesine ve arkadaşlarına katıldı.

İslami Direniş Hareketi Hamas’ın askeri kanadı Şehit İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın kısa süre önce “Akmaların Uyduları” kanalından yayımladığı bir videoda, şehit “Cihad Ahmed İsmail Kazaar” işgal rejiminin güçleri ve askeri araçlarıyla savaşırken görülüyor.

Görüntülerde şehit Kazaar’ın Gazze’nin farklı bölgelerinde, özellikle Gazze kentindeki “Nasr”, “Şeyh Rıdvan” ve “el-Cela” mahallelerinde işgal askerleriyle doğrudan çatıştığı ve sahadaki operasyonlarının bazı bölümleri yer alıyor.

Kassam komutanı şehidin son sözlerinin ve vasiyetlerinin bazı bölümleri de videoda yer alıyor. Şehit Kazaar burada şöyle diyor:

“Bu meydanda bir dakika bulunmak, yüzlerce yıl namaz kılmaktan ve gece ibadetinde bulunmaktan daha üstündür.”

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!