KATİL İSRAİL YAPAY ZEKAYI KULLANARAK KENDİNİ AKLAMAYA ÇALIŞIYOR

img
KATİL İSRAİL YAPAY ZEKAYI KULLANARAK KENDİNİ AKLAMAYA ÇALIŞIYOR

Kampanyanın, yapay zekâ sistemlerinin dayandığı bilgi ortamını etkilemek amacıyla hazırlanan dijital içerikler üreterek Gazze savaşına ilişkin “İsrail” anlatısını güçlendirmeyi hedeflediği belirtildi. Bu sistemler arasında “ChatGPT” ve “Gemini” gibi modeller de bulunuyor.

Gazze savaşına ilişkin anlatı mücadelesi artık yalnızca televizyon ekranları veya sosyal medya platformlarıyla sınırlı değil; daha karmaşık ve daha az görünür bir alana, yapay zekâ dünyasına taşınmış durumda. Burada kullanıcıların aldığı yanıtlar, çok büyük miktarda veri ve dijital kaynağa dayanan algoritmalar aracılığıyla şekilleniyor.

Şihab'ın haberine göre, “Dropsite News” platformunda yayımlanan ve iç belgelere dayanan araştırmacı bir haber dosyası, Amerikalı siyasi ve stratejik uzman Brad Parscale ile bağlantılı bir şirket tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir dijital kampanyayı ortaya çıkardı. Kampanyanın, yapay zekâ sistemlerinin dayandığı bilgi ortamını etkilemek amacıyla hazırlanan dijital içerikler üreterek Gazze savaşına ilişkin “İsrail” anlatısını güçlendirmeyi hedeflediği belirtildi. Bu sistemler arasında “ChatGPT” ve “Gemini” gibi modeller de bulunuyor.

Araştırmaya göre kampanya yalnızca kullanıcıları doğrudan hedef almadı; aynı zamanda dijital ortamın daha derin bir katmanına ulaşmayı amaçladı. Bu katman, yapay zekâ sistemlerinin siyasi meselelerle, özellikle de Gazze savaşıyla ilgili sorulara yanıt verirken bilgi topladığı içeriklerden oluşuyor.

Bu yaklaşım, büyük miktarlarda dijital materyal üretilmesini ve bunların platformlar ile internet siteleri üzerinden yayımlanmasını esas alıyor. Buna ek olarak, arama motorlarında görünürlüğü artırmaya yönelik teknikler kullanılarak söz konusu içeriklerin, arama motorları ve yapay zekâ araçlarının faaliyet gösterdiği bilgi ortamındaki varlığının artırılması hedefleniyor.

Araştırmaya göre bu durum, kampanyanın yapay zekâ modellerinin programlamasına doğrudan müdahale ettiği veya modelleri doğrudan yeniden eğittiği anlamına gelmiyor. Bunun yerine kampanya, belirli konular işlenirken sistemlerin ulaştığı arama sonuçlarında veya kaynaklarda yer alabilecek yönlendirilmiş ve düzenlenmiş içeriklerin hacmini artırarak bu modellerin çevresindeki dijital bilgi ortamını etkilemeye çalıştı.

Algoritmanın dışında

Medya ve yapay zekâ uzmanı Dr. Fida el-Medhun, belgelerin ortaya koyduğu gelişmelerin tehlikesine dikkat çekerek bunun, mücadelede doğrudan kamuoyunu etkileme girişiminden yapay zekâ uygulamalarının dayandığı bilgi kaynaklarını hedef almaya geçildiğinin bir göstergesi olduğunu belirtiyor.

El-Medhun, bazı uygulamaların çıktılarının, programlarına sızılmadan da etkilenmesinin mümkün olduğunu belirtiyor. Bunun, dijital alanın düzenli, tekrarlanan ve geniş ölçekte görünür içeriklerle doldurulması yoluyla gerçekleştirilebileceğini ifade eden el-Medhun, bazı yapay zekâ modellerinin dünyaya ilişkin anlayışlarını oluştururken internette yayımlanan içeriklerden yararlandığını ve dolayısıyla bu tür kampanyaların sistemlerin dayandığı bilgi ortamını etkilemede başarılı olabileceğini kaydediyor.

El-Medhun, bu stratejinin tehlikesinin yalnızca üretilen içerik miktarından kaynaklanmadığını, aynı zamanda bir yapay zekâ aracına soru yönelten kullanıcının karşısına çıkan anlatılar arasındaki dengeyi değiştirme potansiyelinden kaynaklandığını belirtiyor. Özellikle siyasi, tarihsel ve insani bilgilerin iç içe geçtiği meselelerde bu riskin daha büyük olduğunu vurguluyor.

El-Medhun’a göre bu tür kampanyaların başarılı olması, yapay zekâ uygulamalarının sunduğu yanıtlarda Filistin anlatısının daha az yer almasına veya dengesiz bir biçimde sunulmasına yol açabilir. Bu da dünya genelinde milyonlarca kullanıcının Gazze’de yaşanan olayları sorduğunda eksik veya taraflı bilgilere ulaşabileceği anlamına geliyor.

El-Medhun, geniş bir kullanıcı kitlesi için yapay zekânın, onlarca internet sitesi ve rapor arasında geleneksel arama yapmanın yerine bilgiye ulaşmada ilk başvuru noktası haline gelmesiyle tehlikenin daha da büyüdüğüne dikkat çekiyor. Bu durum, dijital ortamdaki herhangi bir taraflılığın küresel kamuoyunun şekillenmesine ve Filistin meselesinin anlaşılmasına yansımasına neden olabilir. Özellikle bu araçlara daha fazla bağımlı olan genç kuşaklar açısından risk daha yüksek.

Bu alanın önemi, bir uygulamanın kullanıcıya verdiği yanıtla sınırlı değil. Arama motorlarında ve dijital platformlarda ortaya çıkan içerikler, daha geniş bir yeniden yayımlama, alıntılama ve dolaşıma sokma döngüsüne girebilir. Bu da söz konusu içeriklerin bilgi ortamındaki görünürlüğünü artırarak yeni kitlelere ulaşma kapasitesini güçlendirir.

El-Medhun, dünyanın medya mücadelesinde algoritmaların anlatı savaşının temel unsurlarından biri haline geldiği yeni bir döneme girdiğini düşünüyor.

Algoritma yeni cephe

El-Medhun, geçmişte mücadelenin medya araçları ve sosyal medya platformları üzerinden kamuoyunu etkilemeye odaklandığını, bugün ise ilginin bilgileri sıralayan, yanıtlar oluşturan ve içerik öneren sistemlere yöneldiğini belirtiyor.

El-Medhun, “Çatışma artık yalnızca insanın ne gördüğüyle değil, akıllı sistemlerin neyi ‘anladığı’ ve bunu kullanıcılara ne şekilde aktardığıyla da ilgili” değerlendirmesinde bulunuyor.

El-Medhun’a göre bu dönüşüm, medya kuruluşlarını stratejilerini yeniden değerlendirmeye zorluyor. Çünkü rekabet artık yalnızca haberi üretmek ve yayımlamakla sınırlı değil; yapay zekâ uygulamalarının beslendiği dijital ortamı da kapsıyor.

El-Medhun, Filistinli medya kuruluşlarının tepkisel yaklaşımdan stratejik çalışmaya geçmesi gerektiğini belirtiyor. Bunun için çok dilli, profesyonel ve belgelenmiş içeriklerin üretilmesi, kolayca arşivlenebilen ve erişilebilen güvenilir internet sitelerinde yayımlanması, açık verilere, düzenli dijital dokümantasyona ve arama motorlarında görünürlüğün artırılmasına önem verilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu adımların Filistin anlatısının dijital bilgi ortamındaki varlığını güçlendireceğini belirten el-Medhun, bunun yanı sıra üniversiteler, araştırma merkezleri ve uluslararası platformlarla ortaklıklar kurulmasının ve güvenilir nitelikte yüksek kaliteli içerik üretilmesinin önemine dikkat çekiyor.

El-Medhun ayrıca medya çalışanlarının yapay zekânın çalışma mekanizmalarını anlamaları konusunda eğitilmesi gerektiğini vurguluyor. Geleceğin mücadelesinin yalnızca haber üretmekle sınırlı olmayacağını, belgelenmiş anlatının bilgi aktarımında başlıca aracılardan biri haline gelen akıllı sistemlere ulaşmasının güvence altına alınması etrafında şekilleneceğini belirtiyor.

Hafıza mücadelesi

“Dropsite News” platformunun araştırmasında yer alan bilgilere göre bu kampanyanın hikâyesi, anlatı savaşının niteliğinde daha geniş bir dönüşüme işaret ediyor. Artık geleneksel medya veya sosyal medya platformları etki oluşturmanın tek alanı değil. Algoritmalara ulaşan bilgiler ve bu sistemlerin olayları kullanıcılara yeniden sunma biçimleri de yeni bir cephe olarak ortaya çıkmış durumda.

Gazze savaşında mücadele artık yalnızca dünyanın yıkım ve kurbanlara ilişkin hangi görüntüleri gördüğüyle sınırlı değil; kullanıcıların yapay zekâ araçları üzerinden bu olayları araştırdığında yaşananların nasıl anlaşılacağı konusunda da sürüyor.

Böylece algoritma, siyasi bir aktör olarak değil, insan ile bilgi arasında giderek daha fazla etkili hale gelen bir aracı olarak anlatı mücadelesinin yeni bir alanına dönüşüyor. Bu da algoritmaların dayandığı veri kaynaklarının neler olduğu, bu içerikleri kimin ürettiği ve bunların sistemlere nasıl ulaştığı sorularını, dijital ortamda Filistin gerçeğini koruma mücadelesinin temel unsurlarından biri haline getiriyor.

www.kudusgunu.com



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!