Hilal Nassar, siyonist işgal ordusunun Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği suikastların hız kazanmasının, ateşkesin sağlamlaştırılması ve deneme sürecine ilişkin şartların açık ve doğrudan ihlali olduğunu belirtti.
Siyasi yazar ve güvenlik araştırmacısı Hilal Nassar, siyonist işgal ordusunun Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği suikastların hız kazanmasının, ateşkesin sağlamlaştırılması ve deneme sürecine ilişkin şartların açık ve doğrudan ihlali olduğunu belirtti. Nassar, işgal ordusu Genelkurmay Başkanlığı tarafından yürütülen “inisiyatif” saldırılarının yoğunlaşmasının, siyasi sürece ve “Barış Konseyi” aracılığıyla sunulan yol haritasına sahadaki bir ret anlamına geldiğine dikkat çekti.
Nassar’ın açıklamaları, Gazze Şeridi’nde son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin basın değerlendirmesi sırasında geldi. Bölgede 24 saat içerisinde Beyt Lahiya, Han Yunus ve Gazze Limanı arasında üç art arda suikast operasyonu gerçekleştirildi. Bunların sonuncusunda, Gazze Valiliği Polis Müdürü Albay Cemal Ebu Kamil, Er-Raşid Caddesi’nde aracının hedef alındığı hava saldırısında şehit oldu.
Nassar, Şihab Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, işgal hükümetinin Gazze Şeridi’ni, herhangi bir dış tarafın, gerek ABD yönetiminin gerekse uluslararası arabulucuların dayattığı hak veya düzenlemelere bağlı kalmaksızın, askeri kontrolü altında bulunan “özel bir mesele” olarak gördüğünü söyledi.
Nassar şöyle konuştu: “İşgalin askeri yönetimi daha önce, istihbarat değerlendirmelerine göre tehdit olarak gördüğü kişileri doğrudan hedef alması için ordu genelkurmay başkanına yetki verilmesini şart koşmuştu. Bu durum, güçlere siyasi çabaları sürekli olarak sabote etme konusunda yeşil ışık yakmakta ve Gazze’de yaklaşık üç yıldır devam eden kan dökülmesinin durmaması karşısında arabulucuları ve ABD yönetimini uluslararası kamuoyu önünde zor durumda bırakmaktadır.”
“Yol haritası” ve Şarm eş-Şeyh Protokolü ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararına ilişkin mutabakatlar konusundaki tutuma değinen güvenlik araştırmacısı, Filistinli tarafların onayının Filistin halkını koruma önceliğinin bir ifadesi olduğunu, silahlardan veya direniş hakkından tek taraflı olarak vazgeçme anlamına gelmediğini vurguladı.
Nassar, ulusal vizyonun ağır silahların “Filistin Ulusal Komitesi”nin (bağımsız teknokratlardan oluşan) sorumluluğu altında toplanmasını ve depolanmasını, bunun da aşamalı ve kademeli biçimde, işgal güçlerinin tam çekilme ve geçiş kapılarını açma yükümlülüklerini yerine getirme düzeyine bağlı olarak gerçekleştirilmesini öngördüğünü belirtti. Bunun, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının ve yeniden imar sürecinin başlatılmasının önünü açacağını, böylece Şerit’in bölünmesinin veya halkının yerinden edilmesinin önüne geçileceğini ifade etti.
Nassar, Albay Cemal Ebu Kamil ve daha önce Kuzey Gazze ile Cibaliye polis müdürlerinin hedef alınması gibi sivil polis teşkilatlarının yöneticilerine yönelik saldırıların temel amacının birleşik sivil yönetimin kilit noktalarını hedef almak ve Gazze Şeridi’ni kaos ve toplumsal güvenliksizliğe sürüklemek olduğunu belirtti.
Nassar sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu savaş ne pahasına olursa olsun sona ermelidir. Yaklaşık üç yıl boyunca aralıksız devam eden yıkım, yerinden edilme ve soykırımın yol açtığı insani felaket, acil bir müdahaleyi gerektiriyor.”
Nassar, uluslararası topluma ve arabuluculara, Netanyahu hükümetini ateşkes hükümlerine uymaya zorlamak için ciddi ve doğrudan baskı uygulama çağrısında bulundu. Filistin tarafının “halkın güvenliği için” gösterdiği esneklik ve sağladığı kolaylıkların, devam eden ihlaller ve sahadaki tırmanışla karşılık bulmaması gerektiğini vurguladı.
Gazze İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile Hamas hareketi, perşembe günü (13 Ağustos 2026) ayrı ayrı yayımladıkları iki açıklamayla Albay Cemal Ebu Kamil ve beraberindeki iki kişinin öldürülmesini kınamış, saldırıyı savaş suçu ve sivil polis teşkilatlarını koruyan uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirmişti. Her iki taraf da işgal güçlerinin gerilimi düşürme çabalarını akamete uğratma ve insani felaketi derinleştirme girişimleri konusunda uyarıda bulunmuştu.
www.kudusgunu.com