GAZZE HALKINA KURULAN 'GÜVENLİ GEÇİŞ' TUZAĞI

img
GAZZE HALKINA KURULAN 'GÜVENLİ GEÇİŞ' TUZAĞI

Buna karşılık gönüllü göçün, kişinin özgür iradesiyle aldığı ve bulunduğu yerde kalma konusunda gerçek ve güvenli bir seçeneğe sahip olduğu durumlarda söz konusu olabileceğini ifade eden Saad, savaş nedeniyle Gazze'de böyle bir seçeneğin tamamen ortadan kalktığını söyledi.

Hukuk danışmanı ve uluslararası hukuk uzmanı Üsame Saad, uluslararası hukuk sisteminin suçların nitelendirilmesi ve hukuki değerlendirilmesinde siyasi ya da medyada kullanılan dikkat çekici kavramlara değil, yalnızca nesnel gerçekliğe ve sivillerin içinde bulunduğu koşullara dayandığını vurguladı.

Saad, Şihab Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, "gönüllü göç" veya "zorla yerinden etme" gibi kavramların "serbest geçiş" gibi yeni ifadelerle değiştirilmeye çalışılmasının, Gazze Şeridi'ndeki mevcut ortam insanların yaşamını tehdit eden ve onları bölgeden uzaklaştıran bir nitelik taşıdığı sürece uluslararası mahkemeler nezdinde hiçbir hukuki değer taşımadığını söyledi.

İhlallerin hukuki niteliğinin belirlenmesinde esas olanın, işlenen fiiller ve sahadaki somut sonuçlar olduğunu belirten Saad, İsrail'in öne sürdüğü isimlendirme ve kavramların bu gerçeği değiştirmeyeceğini ifade etti.

Hukuk uzmanı, özellikle Gazze Şeridi'nde yaşananlar çerçevesinde "zorla yerinden etme" ile "gönüllü göç" arasındaki temel farkı da açıkladı. Buna göre, zorla yerinden etme; bireylerin veya toplulukların iradeleri dışında evlerini terk etmeye zorlanması anlamına geliyor. Bu fiil, Gazze sınırları içinde gerçekleştiğinde "savaş suçu", sivillerin geniş çaplı ve sistematik bir saldırının parçası olarak sınır dışına çıkarılmasına yol açtığında ise "insanlığa karşı suç" olarak değerlendiriliyor. Saad, Gazze'deki mevcut durumun da bu tanıma uyduğunu belirtti.

Buna karşılık gönüllü göçün, kişinin özgür iradesiyle aldığı ve bulunduğu yerde kalma konusunda gerçek ve güvenli bir seçeneğe sahip olduğu durumlarda söz konusu olabileceğini ifade eden Saad, savaş nedeniyle Gazze'de böyle bir seçeneğin tamamen ortadan kalktığını söyledi.

Saad, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin alınan tedbirlerin "fiili etkisine" baktığını belirterek, Gazze'deki bir kişinin hayatta kalmasının tek alternatifi ölüm olduğu için bölgeyi terk etmesi veya sınırı geçmesi halinde bunun hukuki niteliğinin yine de hukuka aykırı zorla yerinden etme olarak değerlendirileceğini, alternatif isimlendirmelerin ise suçun maddi unsurunu gizlemeye yönelik siyasi bir örtüden ibaret sayılacağını ifade etti.

Mevcut savaş koşullarında sivillerin bölgeden ayrılmayı kabul etmelerinin de hukuken "geçersiz ve hükümsüz" olduğunu belirten Saad, bunun nedeninin İsrail'in su, gıda, ilaç ve elektrik gibi temel yaşam ihtiyaçlarını bilinçli şekilde engelleyerek Gazze'de yaşamı sürdürülemez hale getirdiği "zorlayıcı ortam" olduğunu söyledi.

Hukuk danışmanı, Gazze'de süregelen bombardımanlar, sivil yerleşimlerin hedef alınması ve evlerin yıkılması nedeniyle vatandaşların özgür iradelerinin fiilen ortadan kalktığını, insanların önünde yalnızca bölgeyi terk etmek ya da enkaz altında ölmek gibi iki seçenek bırakıldığını belirterek, bunun hukuken kişisel tercihten değil mutlak zorlamadan kaynaklanan bir durum olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Saad ayrıca, uluslararası hukuk tarihinde faillerin yargılamadan kaçınmak amacıyla göçlerin "gönüllü" olduğunu ileri sürdükleri örnekler bulunduğunu hatırlattı. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Sırp güçlerinin sivillerin gönüllü ayrılış belgeleri imzaladığını savunduğunu, Nürnberg Mahkemeleri'nde ise Nazilerin milyonlarca insanın sürgün edilmesini "sözleşmeli çalışma programları" olarak göstermeye çalıştığını belirtti.

Ancak uluslararası yargının bu savunmaları reddettiğini ve çevresel koşulların özgür iradeyi ortadan kaldırdığı gerekçesiyle sanıkları zorla yerinden etme suçundan mahkûm ettiğini ifade eden Saad, bugün Gazze Şeridi'nde İsrail'in uygulamalarını da aynı hukuki değerlendirmenin kuşattığını sözlerine ekledi.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!