"302 Filistinli Mültecilerin Haklarını Savunma Komisyonu" Genel Müdürü Ali Huveydi, "Barış Konseyi" olarak adlandırılan yapının "Yeni Gazze'de UNRWA'ya yer olmayacak" yönündeki açıklamasını eleştirdi.
"302 Filistinli Mültecilerin Haklarını Savunma Komisyonu" Genel Müdürü Ali Huveydi, "Barış Konseyi" olarak adlandırılan yapının "Yeni Gazze'de UNRWA'ya yer olmayacak" yönündeki açıklamasının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun saldırıların başlangıcından bu yana dile getirdiği, savaş sonrasında ne UNRWA'nın ne de Filistin halkını temsil eden herhangi bir yapının var olacağı yönündeki tutumunun açık bir şekilde benimsendiğini gösterdiğini belirtti.
Huveydi, Şihab Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, söz konusu kararın aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşımının da devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Trump'ın 2018 yılından bu yana UNRWA'ya karşı mücadele yürüttüğünü ve kuruma sağlanan 360 milyon dolarlık finansmanı kestiğini hatırlatan Huveydi, ikinci başkanlık döneminde de ABD'nin kuruma mali katkısını hâlâ durdurarak aynı politikayı sürdürdüğünü söyledi.
Huveydi, bu yaklaşımın, UNRWA'nın beş faaliyet bölgesinden biri olan Gazze Şeridi'ndeki çalışmalarını sona erdirmeyi hedefleyen tehlikeli siyasi boyutlar taşıdığını belirtti. UNRWA'nın diğer faaliyet bölgelerinin ise Batı Şeria (Doğu Kudüs dahil), Suriye, Ürdün ve Lübnan olduğunu hatırlattı.
Gazze Şeridi'nin hedef alınmasının başarılı olması halinde -Allah korusun- bunun Siyonist rejim ile ABD yönetiminin aynı planı diğer faaliyet bölgelerinde de bir şekilde uygulama iştahını artıracağını vurgulayan Huveydi, bu adımın asıl amacının Filistinli mülteciler meselesini tasfiye etmek ve onların meşru geri dönüş hakkını ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.
"302 Komisyonu" Genel Müdürü, Trump'ın öncülük ettiği "sözde Barış Konseyi" tarafından alınan bu kararın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1949 yılında kabul ettiği ve UNRWA'nın kurulmasını öngören 302 sayılı kararla tamamen çeliştiğini söyledi. Huveydi, söz konusu kararın UNRWA'nın tek yetkili merciinin Birleşmiş Milletler olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, "Mladenov" veya benzeri uluslararası temsilcilerin böyle bir yetkiye sahip olmadığını belirterek, bu tehlikeli girişimin boşa çıkarılması için azami dikkat gösterilmesi ve halk ile siyasi düzeyde ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.
Huveydi, "Eğer bu sözde konsey gerçekten iddia ettiği gibi Gazze halkının güvenlik ve istikrar içinde yaşamasını istiyorsa, yapması gereken bu uluslararası kurumu desteklemek ve insani rolünü güçlendirmektir; hizmetlerini kesmek ve dağıtılması için komplo kurmak değil." dedi.
Filistin halkının hakları ve siyasi ilkelerinin alternatif projelere ya da çatışmayı yalnızca insani yardım boyutuna indirgemeye çalışan uluslararası vesayet planlarına teslim edilemeyeceğini vurgulayan Huveydi, "Barış Konseyi" olarak adlandırılan yapının kısa süre önce Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin yeni bir siyasi ve ekonomik vizyon açıkladığını hatırlattı.
Konsey, gelecek dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) Gazze'de herhangi bir varlığının olmayacağını ileri sürmüştü.
Gazze'nin yönetimine ilişkin yaklaşımda köklü bir değişikliği yansıtan resmi açıklamada, sürekli insani yardım modelinden sürdürülebilir kalkınma modeline geçilmesi gerektiği savunuldu.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Yeni Gazze'de UNRWA'ya yer yok. Sürekli yardıma bağımlılık ve çatışma dönemini kapatıyoruz. Gazze halkı daha iyisini hak ediyor."
www.kudusgunu.com