Maariv gazetesi, Kassam Tugayları komutanlarından İzzeddin el-Haddad’a yönelik suikastın sembolik önemine rağmen Gazze savaşının askeri ve siyasi denkleminde bir değişiklik yaratmayacağını itiraf etti.
Qodsna'nın aktardığına göre, siyonist Maariv gazetesi Ben Kaspit imzasıyla yayımladığı analizde, savaşın başlamasının üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine, geniş çaplı saldırılara ve siyasi-askeri liderlere yönelik hedefli suikastlara rağmen Hamas’ın örgütsel bütünlüğünü koruduğunu ve baskı koşulları altında kendisini yeniden üretebildiğini yazdı.
Kaspit’e göre Hamas yalnızca sahneden silinmedi, aynı zamanda Gazze üzerindeki fiili kontrolünü de sürdürmeye devam ediyor. Analizde, hareketin yapısının ağır darbeler karşısında hızlı uyum sağlama ve komutanlarını kısa sürede değiştirme kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlandığı vurgulandı.
Analizde, 7 Ekim operasyonu (Aksa Tufanı) stratejik bir dönüm noktası olarak tanımlandı ve bunun sonuçlarının Gazze savaş alanının ötesine geçtiği belirtildi. Bu sonuçların en önemlileri arasında İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinin durması ve bölgedeki siyasi ve güvenlik dengelerinin bozulması gösterildi.
Kaspit ayrıca, Yahya Sinvar ve Muhammed Dayf başta olmak üzere Hamas liderlerinin açıklanmayan bazı hedeflerinin kısmen gerçekleştiğini savundu. Özellikle yeni bir caydırıcılık oluşturulması ve Siyonist rejimin uzun vadeli güvenlik hesaplarının bozulması buna örnek olarak gösterildi.
Analiz, İsrail’in performansına yönelik eleştirilerle devam ederken, Binyamin Netanyahu’nun dile getirdiği “mutlak zafer” vaadinin gerçekleşmediğini vurguladı. Gazze’deki geniş çaplı ve eşi benzeri görülmemiş yıkıma rağmen İsrail’in Hamas’ı ortadan kaldıramadığı ve bölgenin yönetimi için etkili bir siyasi alternatif oluşturamadığı ifade edildi.
Kaspit, Hamas ve Kassam Tugayları’nın temel özelliklerinden birinin “yapısal süreklilik” olduğunu belirtti. Buna göre komutanların öldürülmesi örgütün çökmesine yol açmıyor, aksine aynı yapı içinde hızla yeni isimler ortaya çıkıyor. Kaspit, “Öldürülen her komutanın yerine yeni bir isim çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Bu çerçevede, İzzeddin el-Haddad suikastının da savaşın genel seyrinde köklü bir değişiklik yaratmayacağı kaydedildi.
Analizde ayrıca İsrail’in 7 Ekim’de yaşadığı istihbarat başarısızlığına değinilerek bunun ülkenin güvenlik değerlendirmelerindeki yapısal zafiyetin göstergesi olduğu ifade edildi. Yazara göre bu durum stratejik sürprize ve geniş çaplı siyasi ve askeri sonuçlara yol açtı.
Sonuç bölümünde Ben Kaspit, Hamas liderlerine yönelik suikast politikasının taktik etkiler yaratmasına rağmen savaşın denkleminde değişiklik yapamayacağı değerlendirmesinde bulundu. Kaspit’e göre Hamas hâlâ Gazze’de merkezi bir aktör olmayı sürdürüyor ve İsrail de askeri üstünlüğünü kalıcı bir siyasi kazanıma dönüştüremedi. Bu durum ise sonucu belli olmayan yıpratma savaşının sürmesine yol açıyor.
www.kudusgunu.com