EKREM KEMAL SİRVEY: İSRAİL LÜBNAN CEPHESİNİ İRAN'A BASKI UYGULAMAK İÇİN KULLANIYOR

img
EKREM KEMAL SİRVEY: İSRAİL LÜBNAN CEPHESİNİ İRAN'A BASKI UYGULAMAK İÇİN KULLANIYOR

Ekrem Kemal Sirvey, İsrail rejiminin Lübnan cephesini İran’a baskı uygulamak ve Washington ile Tel Aviv lehine siyasi ve müzakere kazanımları elde etmek amacıyla kullanmaya çalıştığını da belirtti.

Lübnanlı askeri uzman, Beyrut yönetiminin müzakereleri sürdürmesi ve İsrail rejimi karşısında geri adım atması konusunda uyarıda bulunarak, bu yaklaşımın fiilen Tel Aviv’e Güney Lübnan’daki sivillere ve altyapıya yönelik saldırılarını ve suçlarını sürdürmesi için daha geniş bir alan sağladığını söyledi.

Qodsna'nın haberine göre askeri meseleler uzmanı Ekrem Kemal Sirvey, pazar günü el-Mesire televizyonuna yaptığı açıklamada, İsrail rejiminin Lübnan’a yönelik saldırılarındaki tırmanışın birbiriyle bağlantılı bir dizi faktörün etkisi altında gerçekleştiğini belirterek, bunların başında ABD’nin bu rejime tam desteği ile İsrail rejimi Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyasi ve iç hesaplarının geldiğini ifade etti.

Sirvey, İsrail rejiminin Lübnan cephesini İran’a baskı uygulamak ve Washington ile Tel Aviv lehine siyasi ve müzakere kazanımları elde etmek amacıyla kullanmaya çalıştığını da belirtti.

İsrail rejiminin saldırgan niteliğine dikkat çeken askeri uzman, bu rejimin sivillere yönelik yaklaşımının söz konusu tutumu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Sirvey, İsrail rejiminin direniş karşısında hedeflerine ulaşmakta başarısız olduğu her durumda evler, yollar, sağlık merkezleri ve yardım ekipleri dahil olmak üzere halkı ve sivil altyapıyı hedef almaya yöneldiğini ifade etti.

Sirvey, çocuklara ve kadınlara yönelik saldırılar ile evlerin, köylerin ve yolların yıkılmasını uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak nitelendirerek, bu saldırıların sürmesinin büyük ölçüde İsrail rejimine karşı gerçek bir uluslararası caydırıcılığın bulunmamasından kaynaklandığını söyledi.

ABD, İsrail rejiminin Lübnan savaşındaki “ana ortağı”

ABD ile İsrail rejiminin tutumları arasında gerçek bir ayrışma bulunmadığını belirten Sirvey, “ABD’nin desteği yalnızca siyasi tutumlarla sınırlı değil; İsrail rejimi ordusunun operasyonlarında kullandığı silah, teçhizat ve askeri araçları da kapsıyor.” dedi.

Lübnanlı uzman, Washington’ın İsrail rejimine verdiği destek nedeniyle gerilimin tırmanmasının sürmesinde önemli bir siyasi sorumluluk taşıdığını vurguladı.

Sirvey, ABD yönetiminin bazı saldırılardan önceden haberdar olduğuna veya İsrail rejiminin tutumlarından haberdar olduğuna ilişkin haberlerin iki taraf arasındaki yakın koordinasyonu gösterdiğini belirterek, bunun ABD’yi Lübnan ile İsrail rejimi arasında tarafsız bir arabulucu olmaktan çıkardığını ifade etti.

Netanyahu’nun iç hesapları ve işgal altındaki Filistin’in kuzeyindeki yerleşimcilerin baskısı

Sirvey, gerilimin tırmanmasının bir bölümünün de Netanyahu’nun iç siyasi hesaplarından kaynaklandığını belirterek, İsrail rejimi başbakanının giderek artan siyasi ve seçim baskılarıyla karşı karşıya olduğunu ve İsrail içindeki siyasi konumunu güçlendirmek amacıyla askeri kazanımlardan yararlanmaya çalıştığını söyledi.

Kuzeydeki işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yerleşimlerin sakinlerinin Netanyahu açısından önemli bir seçim tabanı olduğunu belirten Sirvey, kuzeydeki güvenlik durumuna ilişkin baskılarının İsrail rejimi hükümetini Lübnan ve direniş karşısında daha sert tutumlar almaya yönelttiğini ifade etti.

Lübnan cephesi, Washington ile Tahran arasındaki çatışmanın bir parçası

Askeri uzman Sirvey, Lübnan cephesindeki gelişmelerin İran ile ABD arasındaki çatışmadan ayrı değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Sirvey, Washington’ın hedeflerine askeri baskı veya müzakere yoluyla ulaşmakta zorluklarla karşılaştığını belirterek, İran’ın tutumlarında ısrar etmesi ve temel konularda taviz vermeyi reddetmesinin ABD yönetimini daha fazla baskı aracı aramaya yönelttiğini söyledi.

Lübnan cephesinin Tahran üzerindeki baskıyı artırmak ve İran’ı Hürmüz Boğazı meselesi de dahil olmak üzere bölgesel dosyalarda taviz vermeye zorlamak amacıyla kullanılmasını bu araçlardan biri olarak değerlendiren Sirvey, Lübnan’daki gerilimin tırmanmasının yalnızca Lübnan’ın iç hesaplarından kaynaklanmadığını, doğrudan bölgesel gelişmeler ve Washington ile Tahran arasındaki daha geniş kapsamlı anlaşmazlıkla bağlantılı olduğunu ifade etti.

Beyrut, Tel Aviv ile müzakere sürecini gözden geçirmeli

Askeri ve stratejik uzman Sirvey, Lübnan hükümetine İsrail rejiminin saldırıları karşısındaki politikasını gözden geçirmesi çağrısında bulunarak, işgalciler karşısında geri adım atmayı sürdürmenin saldırıları durdurmayacağını, aksine İsrail rejimine operasyonlarını sürdürmesi için daha fazla alan sağlayacağını söyledi.

İsrail rejiminin ateşkese ve Lübnan topraklarından çekilmeye uymadığına dikkat çeken Sirvey, mevcut müzakere sürecinin beklenen sonuçları vermediğini ve Lübnan’ın sahadaki gerçekleri oldukları gibi dikkate alması gerektiğini vurguladı.

Sirvey ayrıca Washington’da varılan anlaşmanın ciddi biçimde gözden geçirilmesini isteyerek, işgal ve saldırıların sürmesi halinde Lübnan’ın ne saldırıların durdurulmasını ne de İsrail rejiminin çekilmesini garanti eden bir anlaşmaya bağlı kalmasının Beyrut’un konumunu güçlendirmek yerine zayıflatacağını belirtti.

Karşı tarafın anlaşma hükümlerini ihlal etmeyi sürdürmesi halinde Lübnan’ın anlaşmadan çekilmesini öneren Sirvey, gelecekteki her türlü müzakere sürecinin de dolaylı şekilde ve Lübnan’ın egemenliğinin korunması, işgale karşı çıkılması ve Lübnan’ın kendi toprakları üzerindeki hakkına bağlılık gibi açık ilkeler temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Hukuki ve diplomatik imkânlardan yararlanma çağrısı

Sirvey, Lübnan’ın uluslararası kararlara ve uluslararası insancıl hukuka bağlı kalmasının gerekliliğini de vurgulayarak, askeri bir çatışmaya girme kapasitesinin bulunmamasının siyasi, hukuki ve diplomatik araçların olmadığı anlamına gelmediğini ifade etti.

Lübnan’ın saldırıları belgelemek, ihlalleri takip etmek ve İsrail rejimini uluslararası kararlara uymaya zorlamak amacıyla baskı uygulamak için uluslararası kurum ve platformlarda girişimlerde bulunabileceğini belirtti.

Uzman ayrıca Lübnan hükümetinin direnişe ilişkin söylemini gözden geçirmesi çağrısında bulunarak, işgal ve saldırıların sürdüğü bir ortamda direnişin siyasi açıdan zayıflatılmasının Lübnan’ın çıkarlarına hizmet etmediğini söyledi.

Sirvey, mevcut önceliğin ulusal egemenliğin korunması, saldırıların durdurulması ve Lübnan topraklarının savunulması olması gerektiğini vurguladı.

Sirvey sözlerini, İsrail rejiminin Güney Lübnan’daki saldırılarının tırmanmasının ABD, İsrail rejimi ve bölgesel aktörlerin hesaplarının kesişmesinin sonucu olduğunu belirterek tamamladı. Sirvey, bu saldırılara karşı koymak için sahadaki gelişmelerin ötesine geçilmesi ve saldırıların ardındaki siyasi hedeflerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bu hedeflerin ise kendisinin ifadesiyle direniş, Lübnan ve İran üzerinde baskı oluşturmak ve Netanyahu hükümeti için iç siyasi kazanımlar elde etmek olduğunu belirtti.

Sirvey, ulusal egemenliğin korunması, işgale karşı çıkılması ve İsrail rejiminin Lübnan topraklarından tamamen çekilmesinin talep edilmesinin, siyasi, hukuki ve diplomatik imkânlardan yararlanılmasıyla birlikte Lübnan’ın korunması için gerekli olduğunu ifade etti.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!