LİNA ET-TEVİL'DEN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

img
LİNA ET-TEVİL'DEN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Lina et-Tevil, siyonist işgal hükümetine kayıp ve zorla kaybedilen tüm kişilerin akıbetini açıklaması ve alıkonulan şehit cenazelerini derhal teslim etmesi yönünde acil baskı yapılmasını istedi.

Filistinli Tutukluları Savunma Merkezi Müdürü Lina et-Tevil, İsrail işgal güçlerinin Tubas vilayetinden tutuklu genç Mecdî Enver Ebu Arra'ya yönelik işlediği ağır suçu kınadı. İşgal makamlarının, Ebu Arra'nın şehit olduğunu kabul etmesine rağmen cenazesini alıkoyduğunu ve bir buçuk yıl boyunca akıbetini gizleyerek onu dış dünyadan tamamen izole ettiğini belirtti.

Et-Tevil, Şihab Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, şehit Ebu Arra'nın maruz kaldığı uygulamaların; tutulduğu yerin, hukuki durumunun ve sağlık durumunun tamamen gizlenmesinin, işgalcinin Filistinli tutuklulara karşı toplu cezalandırma ve ailelerinden psikolojik intikam alma aracı olarak giderek daha fazla başvurduğu zorla kaybetme suçunun açık ve tüm unsurlarıyla işlenmiş bir örneği olduğunu vurguladı. Bunun, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukunun ağır ve açık bir ihlali olduğunu ifade etti.

"Zorla kaybetme" savaş aracı olarak yaygınlaşıyor

Et-Tevil, zorla kaybetme suçunun özellikle soykırım savaşının başlamasından bu yana korkutucu boyutlarda arttığını belirterek, çok sayıda tutuklu ve kayıp Filistinlinin akıbetinin hâlâ tamamen bilinmediğini söyledi. İşgal makamlarının insan hakları kuruluşlarına sürekli bilgi vermeyi reddettiğini kaydeden Et-Tevil, bunun söz konusu kişilerin gizli gözaltı merkezlerinde ağır işkenceye maruz bırakıldığı, infaz edildiği veya kasten öldürüldüğüne ilişkin ciddi endişeleri artırdığını dile getirdi.

Merkez Müdürü, işgal makamlarının Ebu Arra'nın şehit olduğunu açıklamasına rağmen cenazesini alıkoymayı sürdürmesinin, insan onurunu ölümden sonra dahi hedef alan faşist cezalandırma politikasının bir uzantısı olduğunu ve ailesinin onu defnetme ile son görevini yerine getirme hakkını elinden aldığını söyledi.

Bu sistematik politikaya karşı Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi, BM Zorla veya İrade Dışı Kaybetmeler Çalışma Grubu ile tüm uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunan Lina et-Tevil, işgal hükümetine kayıp ve zorla kaybedilen tüm kişilerin akıbetini açıklaması ve alıkonulan şehit cenazelerini derhal teslim etmesi yönünde acil baskı yapılmasını istedi.

Et-Tevil ayrıca, bu suçlarla ilgili bağımsız ve tarafsız uluslararası soruşturmalar açılması ve sorumluların insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle yargılanmaları çağrısında bulundu. Bu suçların zaman aşımına uğramayacağını vurguladı.

Et-Tevil, "Zorla kaybetme politikası bugün Filistinlilere karşı kullanılan en tehlikeli araçlardan biri haline gelmiştir." diyerek, uluslararası toplumun bu vahşet karşısındaki kuşkulu sessizliğinin işgal güçlerine suçlarını genişletmeleri ve yıllardır bekleyiş içindeki binlerce ailenin acılarını daha da artırmaları için yeşil ışık yaktığını ifade etti.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!