Haaretz gazetesi ile Walla güvenlik sitesinin yayımladığı raporlara göre İsrail, Muhammed ed-Dayf ve Muhammed es-Sinvar’ın şehadetinin ardından İzzeddin El Haddad’ı “en tehlikeli merkezi figür” olarak görüyordu.
Kassam Tugayları Genel Komutanı İzzeddin el-Haddad’ın (Ebu Suheyb), 15 Mayıs 2026’da Gazze kentindeki Rimal Mahallesi’ni hedef alan Siyonist bir hava saldırısında şehit edilmesi, çağdaş Filistin direnişi tarihinin en karmaşık ve en tehlikeli askeri figürlerinden birine yeniden dikkat çekti. İbrani medyasının “Gazze’nin Hayaleti” olarak adlandırdığı Haddad, Hamas Hareketi’nin askeri kanadını “ezme ve dağıtma” hedefi taşıyan Siyonist planın başarısızlığa uğratılmasının arkasındaki isim olarak gösteriliyordu.
Şihab'ın haberine göre, soykırım savaşının sürdüğü aylar boyunca, başta Şin Bet olmak üzere Siyonist rejimin güvenlik ve istihbarat merkezleri ile işgal ordusu çevreleri, Gazze ve kuzey bölgelerinde Kassam Tugayları’nın gösterdiği olağanüstü direnişin şifresini çözmeye çalıştı. İsrail ve Batı kaynaklı askeri raporlar ise defalarca, sahadaki direnişi yöneten ve savaş makinesinin yıktıklarını yeniden inşa eden kişinin Haddad olduğunu vurguladı.
“En büyük kabus” “Ebu Suheyb” lakaplı komutan, Siyonist güvenlik sisteminin en büyük kabusu haline geldi. İşgal rejimi, daha önce kendisine ulaşılmasını sağlayacak bilgi verenlere 750 bin dolar ödül vadetmişti.
Haaretz gazetesi ile Walla güvenlik sitesinin yayımladığı raporlara göre İsrail, Muhammed ed-Dayf ve Muhammed es-Sinvar’ın şehadetinin ardından İzzeddin El Haddad’ı “en tehlikeli merkezi figür” olarak görüyordu. Bunun nedeni ise fiilen Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanlığı’nı üstlenmesi ve Gazze Tugayı, Kuzey Tugayı ile en az 14 taburu kapsayan kuzey bölgesinin tamamını yönetmesiydi.
“Yeniden inşa”nın mimarı ve zafer ilanlarının çöküşü İsrail medyasının şehit komutan Haddad hakkında öne çıkardığı en dikkat çekici nokta, savunma savaşını yönetme ve işgalin aileleri ile sivilleri direniş tabanından koparmak amacıyla dayatmaya çalıştığı “sarı ve kırmızı hat” taktiklerine karşı koymadaki üstün kabiliyetiydi.
İbrani askeri raporlar, Haddad’ın, işgal ordusunun büyük askeri operasyonları tamamladığını ve kontrol altına aldığını iddia ettiği bölgelerde Kassam Tugayları’nın yeniden yapılandırılması ve güçlerinin toparlanması sürecini ustalıkla yönettiğini kabul etti.
Şehit komutan, son derece karmaşık iletişim ve tünel ağı sayesinde savaşçı grupları yeniden bir araya getirmeyi, yeni unsurlar devşirmeyi, askeri üretim atölyelerini yeniden faaliyete geçirmeyi ve işgalin defalarca dağıtıldığını ilan ettiği birliklere yeniden güç kazandırmayı başardı.
Amerikan Wall Street Journal gazetesi de yayımladığı raporlarda, Haddad’ın Gazze ve kuzeyde uyguladığı stratejinin Siyonist ilerleme bölgelerini işgal ordusu için günlük bir “yıpratma bataklığına” dönüştürdüğünü belirtti. Bu strateji; koordineli keskin nişancı operasyonları, evlerin tuzaklanması ve askeri araçların sıfır noktadan hedef alınmasına dayanıyordu. Böylece işgal komutanları ve askerleri güvenlik istikrarı sağlayamadı ve zorunlu göç planlarını hayata geçiremedi.
Komutanın askeri geçmişi 56 yaşındaki şehit İzzeddin el-Haddad, Gazze’de köklü bir mücahit aileden geliyordu. Hamas Hareketi ve askeri kanadı Kassam Tugayları’na 1987 yılında, kuruluşun ilk dönemlerinde katıldı. Askeri kademelerde manga komutanlığından seçkin birlik komutanlığına kadar yükselen Haddad, 2021’de “Kudüs Kılıcı” savaşında şehit olan Basim İsa’nın ardından Gazze Tugayı komutanlığı görevini üstlendi.
“Ebu Suheyb”in evi, önceki ve mevcut savaşlar boyunca art arda dört kez tamamen bombalanıp yıkıldı. Son olarak Mart 2024’te evi tamamen yok edildi.
Şiddetli savaş sürecinde ailesinden de çok sayıda şehit verdi. Büyük oğlu Suheyb el-Haddad ile torunu, Ocak 2025’te Tuffah Mahallesi’ni hedef alan saldırıda şehit oldu. Aynı yılın Nisan ayında ikinci oğlu da şehit oldu. Ardından baba komutan da Mayıs 2026’nın ortasında eşi ve kızıyla birlikte şehadete ulaştı.
Suikast sonrası Askeri gelişmeleri takip eden gözlemciler, işgal rejiminin Katil Netanyahu ve Savaş Bakanı Katz’ın ortak açıklamalarıyla Haddad’ın öldürülmesini “Aksa Tufanı’nın son mühendislerinden birinin tasfiyesi” olarak övmesine rağmen, “Ebu Suheyb”in bıraktığı örgütsel ve askeri mirasın çatışmanın sürmesini garanti ettiğini belirtiyor.
Şehit komutanın, hayatını kaybetmeden önce emrindeki 14 taburun her biri için esnek ve bağımsız bir komuta yapısı oluşturmayı başardığı ifade ediliyor. Bu durumun, Şucaiyye, Tuffah, Zeytun ve Cibaliya’daki savaşçıların işgal ordusuna karşı daha fazla intikam operasyonu ve saha saldırısı gerçekleştirmesi için motivasyon kaynağı olacağı değerlendiriliyor.
“Kassam’ın Hayaleti” geride, yeniden inşa edip şekillendirdiği ve kırılması zor hale getirdiği mücadele alanlarını bırakarak ayrıldı. Ayrıca işgal rejimine, büyük komutanların kanının Siyonist zafer hayallerini yakan yakıt olduğunu ve bu savaşın son düdüğünün ancak toprak sahipleri ile topraklarında direnenlerin lehine çalacağını göstermiş oldu.
www.kudusgunu.com