Filistinli gruplar ve güçler, Filistin Ulusal Konseyi’nin yeniden yapılandırılmasına yönelik devam eden işlemleri kesin bir dille reddettiklerini belirten ortak bir siyasi bildiri yayımladı.
Bildiride, söz konusu süreçte ulusal ortaklık ve demokratik ilkelerle çelişen uygulamalara başvurulduğu, seçim ve uzlaşı yerine atama, dışlama ve tek taraflılığın pekiştirildiği vurgulandı.
Şihab'ın haberine göre, gruplar, bazı Arap ülkelerinde konsey üyelerinin, Filistin halkının tamamını temsil etmeyen ve tüm Filistinlilerin gerçek anlamda temsil edilmesini güvence altına almayan seçim kurulları aracılığıyla atanmasının, konseyi yönlendirme ve yapısını, yetkili bir grubun sonuçları kontrol etmesine ve yurt dışında yaşayan Filistinlilerin temsilcilerini özgür ve adil şekilde seçme konusundaki asli haklarını ellerinden almasına imkân verecek biçimde şekillendirme girişimi olduğunu açıkladı.
Bildiride, Ulusal Konsey’in tüm kesimleri bir araya getiren ulusal çatı olduğu ve herhangi bir grubun, yönetimin veya siyasi ekibin mülkü olmadığı vurgulanarak, konseyin tek taraflı biçimde yeniden yapılandırılmasının ulusal ortaklık ilkesinin yanı sıra halkın temsilcilerini ve kurumlarını seçme hakkının ihlali olduğu uyarısında bulunuldu.
Filistinli Gruplar, Filistin halkının gerek Filistin içinde gerekse dışında Ulusal Konsey ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün diğer kurumlarındaki temsilcilerini, nispi temsili ve ulusal ortaklığı güvence altına alan şeffaf demokratik bir sistem çerçevesinde seçme hakkına tam bağlılıklarını teyit etti. Halkın tamamını temsil etmeyen ve kapsamlı ulusal uzlaşıya dayanmayan herhangi bir seçim kurulunun kabul edilmesini reddeden gruplar, ayrıca imza sahibi gruplar ve güçler, tüm gruplara, bağımsız şahsiyetlere, sivil toplum kuruluşlarına ve halka, Filistinlilerin bulundukları tüm bölgelerde, özellikle Arap ülkelerindeki mülteciler ve diasporadaki Filistinliler dahil olmak üzere, sürece katılımını güvence altına alan ortak bir yasa ve mekanizmalar üzerinde uzlaşarak seçim sürecinin düzeltilmesi çağrısında bulundu. Halkın iradesini yansıtmayan hiçbir yapıya meşruiyet verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Gruplar, mevcut koşullar ve devam eden İsrail saldırılarının bölünmeyi derinleştirmeyi değil, safların ve tutumun birleştirilmesini gerektirdiğini belirterek, yeniden yapılandırma sürecinin direniş gruplarını, muhalif güçleri ve bağımsız şahsiyetleri dışlamak amacıyla kullanılmasına yönelik her türlü girişimi reddettiklerini vurguladı. Filistin Kurtuluş Örgütü’nün rolünü ancak ulusal davaları ve temel ilkeleri tasfiye, tehcir ve ilhak projelerinden ve parçalanmayı pekiştiren kararlara karşı karşıya kalmaktan korumak amacıyla, ortaklık ve kapsamlı temsil temelinde yeniden yapılandırılması yoluyla yeniden kazanabileceğini ifade etti. Gruplar, bu işlemlerin sonuçlarından ve Ulusal Konsey’in meşruiyetine yönelik her türlü müdahaleden Filistin’in resmi liderliğini ve Filistin Kurtuluş Örgütü bünyesindeki sorumlu yürütme makamlarını tamamen siyasi ve ulusal açıdan sorumlu tuttu. İşlemlerin derhal durdurulmasını ve örgütün kurumlarının demokratik ve katılımcı temeller üzerinde yeniden yapılandırılması konusunda uzlaşıya varmak amacıyla kapsamlı ulusal diyaloğa dönülmesini talep eden gruplar, bunun sonucunda Filistin halkının özgürlük, dönüş, kendi kaderini tayin hakkı ve başkenti Kudüs olan bağımsız devlet kurma yönündeki beklentilerini karşılayan birleşik bir konsey oluşturulması çağrısında bulundu.
Bildirinin İslami Direniş Hareketi (Hamas), Filistin’de İslami Cihad Hareketi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Fetih Hareketi’ndeki Demokratik Reform Akımı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi - Genel Komutanlık, Filistin Ulusal Girişimi ve Filistin Direniş Komiteleri’nin katılımıyla yayımlandığı belirtildi.
www.kudusgunu.com