Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açık olduğuna ilişkin açıklamalarını reddederek, bu sözleri “büyük bir yalan” olarak nitelendirdi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, dün önümüzdeki günlerde Fars Körfezi’nde yeni bir yasak bölgenin ilan edileceğini açıkladı ve bu bölgeye giren gemilerin İran tarafından yaptırımla karşı karşıya kalacağını vurguladı. Nur News'ün haberine göre, Rızai ayrıca Hürmüz Boğazı’nın durumu, yeni bir koridor oluşturulması, ABD ile savaşta yaşanan gelişmeler ve bölgedeki gelişmeler hakkında konuştu.
Muhsin Rızai, İran Radyo ve Televizyon Kurumu’na verdiği röportajda Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelere işaret ederek, önümüzdeki günlerde yeni bir yasak bölgenin ilan edileceğini belirtti. Rızai, söz konusu bölgenin ABD donanmasının uyguladığı abluka hattından başlayacağını ve Basra Körfezi’nin bazı bölümlerini kapsayacağını ifade etti.
Rızai’ye göre bu bölgeye giren her gemi, İran İslam Cumhuriyeti’nin yaptırım listesine alınacak.
Rızai: Hürmüz Boğazı tamamen kapalı
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açık olduğuna ilişkin açıklamalarını reddederek, bu sözleri “büyük bir yalan” olarak nitelendirdi.
Tümgeneral Rızai, mevcut koşullarda Hürmüz Boğazı’ndan en fazla 7 ila 8 geminin geçtiğini, bunlardan 5 ila 6’sının İran’a temel ihtiyaç maddeleri taşıdığını söyledi.
Rızai ayrıca ABD’nin zaman zaman 5 ila 6 gemiyi Umman’a yakın bir güzergâhtan geçirdiğini ve bu gemilerin genellikle hedef alındığını belirtti.
Rızai, açıklamalarının başka bir bölümünde, “Hürmüz Boğazı bir savaş boğazı değil, İran’ın güç ve otoritesinin boğazıdır.” ifadelerini kullandı.
İran yönetiminde Hürmüz Boğazı için yeni koridor
Rızai, önümüzdeki günlerde Hürmüz Boğazı’nda yeni bir koridor oluşturulmasına ilişkin mutabakatın imzalanacağını açıkladı.
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterine göre bu koridorda gemilerin giriş ve çıkışları İran’ın yönetimi altında gerçekleştirilecek.
Rızai ayrıca İran’ın, ABD İran’ı tehdit etmediği ve bu ülkeye saldırmadığı takdirde Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasına ilişkin bir taahhütte bulunacağını vurguladı.
ABD savaş gemisinin üzerinde gemisavar füze denemesi
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri, röportajın başka bir bölümünde İran’ın ilk kez özel bir gemisavar füze denediğini açıkladı.
Rızai, söz konusu füzenin yaklaşık 48 saat önce bir ABD savaş gemisinin üzerinde denendiğini ve bu eylemin ABD savaş gemisinin bölgeden uzaklaşmasına yol açtığını söyledi.
Rızai, bu füzeyi “özel” bir silah olarak nitelendirerek, kullanılmasının ABD güçleri açısından zor koşullar oluşturduğunu belirtti.
Ekonomik abluka nedeniyle İran’da kıtlık yaşanacağı iddiası yalan
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri, ABD’nin ekonomik ablukası sonucunda İran’da kıtlık yaşanacağı iddiasını da reddetti.
Rızai, İran hükümetinin uzun süredir böyle bir durum için planlama yaptığını ve yeterli miktarda gıda ile temel ihtiyaç maddesi stokuna sahip olduğunu söyledi.
Bununla birlikte Rızai, hükümet yetkililerinden ekonomik baskıları kontrol altına alarak düşmanın ekonomik sorunları istismar etmesine imkân sağlayacak zemini ortadan kaldırmalarını istedi.
“Trump’ın 10 günlük savaşı bir günlük oldu”
Rızai, ABD’nin son saldırılarına işaret ederek Trump’ın İran’a 10 gün boyunca saldırmayı planladığını açıkladığını, ancak İran’ın verdiği karşılığın ABD’yi şaşırttığını ve geri çekilmeye zorladığını söyledi.
İran’ın bazı ABD hedeflerini önceden tespit ettiğini belirten Rızai, Ürdün’deki ABD’ye ait Teyten Üssü ile Erbil’deki bazı ABD üsleri de dahil olmak üzere bu hedeflerin bazılarının başlangıçta vurulmadığını ifade etti. Bu merkezlerin hedef alınmasının ardından Trump’ın 10 günlük savaş konusundaki önceki tutumundan geri adım attığını belirten Rızai, yaşanan gelişmelerin sonucunu şu sözlerle tanımladı: “10 günlük savaş daha başlamadan boğazlandı.”
ABD ve İsrail’in planlarına ilişkin uyarı
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri ayrıca ABD ve İsrail’in, ülke içinde koşullar oluşturulmasıyla eş zamanlı olarak saldırılarını başlatmak amacıyla 18 ve 19 Dey olaylarına benzer bir planı uygulamaya çalıştığını vurguladı.
Rızai, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu girişimleri etkisiz hale getireceğini söyledi.
Birliği korumak için liderliğe bakmak gerekir
Rızai, açıklamalarının başka bir bölümünde iç birlik konusunda, “Birliği korumak için liderliğe bakmak gerekir.” dedi.
İran’ın tarihsel deneyimine işaret eden Rızai, İmam döneminde dahi hükümetlerde ikiliklerin yaşandığını belirterek, iç anlaşmazlıkların ağır sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri ayrıca liderliğin çerçevesi dışındaki her türlü anlaşmazlığın insanların ortadan kaldırılmasına ve halkın zarar görmesine yol açabileceğini söyledi.
ABD, Muhammed Rıza Pehlevi’ye dahi sadık kalmadı
Rızai, açıklamalarının başka bir bölümünde Pehlevi dönemine işaret ederek, “Amerikalılar Muhammed Rıza Pehlevi’ye dahi sadık kalmadı.” dedi.
Rızai, devrimin ardından ABD’nin İran’a yönelik engelleme ve sabotajlarının birkaç kat arttığını belirterek, ABD politikasının İran’ı hiçbir iş yapma kapasitesine sahip olmayan bir ülkeye dönüştürmek olduğunu belirtti.
Rızai ayrıca Pehlevi yeniden iktidara gelse dahi ABD’nin onun için daha kötü koşullar oluşturabileceğini ifade etti.
Lübnan yeniden ayağa kalkacak
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri, açıklamalarının başka bir bölümünde Lübnan’daki gelişmelere ilişkin olarak savaşların iniş ve çıkışları olduğunu ve bir savaşın sonucu hakkında yalnızca art arda elde edilen zaferlere veya art arda yaşanan yenilgilere dayanarak hüküm verilemeyeceğini söyledi.
Rızai, kendi ifadesiyle üstünlüğün her zaman Lübnan Hizbullahı’ndan yana olduğunu vurgulayarak, “Lübnan yeniden ayağa kalkacak.” dedi.
Güney Lübnan’daki gelişmelere de işaret eden Rızai, İsrail’in bu ülkenin bazı bölgelerini kontrol altına almayı başardığını ancak gelecekte Lübnan’da büyük bir öfkenin ortaya çıkacağını öngördü.
Rızai, açıklamalarının sonunda ABD’nin Sirik’te bir düğün törenine yönelik saldırısına işaret ederek, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu saldırıya karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söyledi.
www.kudusgunu.com