HAARETZ: AIPAC ABD'DE NEFRET EDİLEN BİR MARKAYA DÖNÜŞTÜ

img
HAARETZ: AIPAC ABD'DE NEFRET EDİLEN BİR MARKAYA DÖNÜŞTÜ

Haaretz gazetesi, İsrail'in ABD'deki konumunda "köklü bir değişim" yaşandığını belirttiği haberinde, İsrail'in son dönemde "tam ortak" konumundan "isyankâr bir tabi" konumuna gerilediğini yazdı.

İbranice yayımlanan Haaretz gazetesi, İsrail'in ABD'deki konumunda "köklü bir değişim" yaşandığını belirttiği haberinde, İsrail'in son dönemde "tam ortak" konumundan "isyankâr bir tabi" konumuna gerilediğini yazdı. Gazete, bunun ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle İran dosyası konusunda yaşanan anlaşmazlıklar ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geçmişte olduğu gibi Amerikan karar alma mekanizmasını etkileyememesiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

"Nefret edilen bir marka"

Gazete, bu dönüşümün İsrail'in Washington'daki siyasi nüfuzunda belirgin bir gerilemeye işaret ettiğini belirterek, bunun Amerikan kamuoyu ve siyasetinde İsrail politikalarına verilen desteğin azalmasıyla eş zamanlı gerçekleştiğini kaydetti. Ayrıca, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) de eski etkisini kaybettiğini ve ABD'de giderek daha geniş kesimler tarafından "nefret edilen bir marka" haline geldiğini öne sürdü.

Şihab'ın haberine göre, Haaretz, mevcut tablonun on yıl öncesine kıyasla tamamen farklı olduğunu belirterek, Netanyahu'nun bugün ABD'nin İran ile yürüttüğü müzakerelere yönelik tutumuyla, 2015 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Tahran ile imzaladığı nükleer anlaşmaya karşı yürüttüğü kampanyayı karşılaştırdı.

Haberde, Netanyahu'nun o dönemde ABD Kongresi'nin ortak oturumunda konuşma yaparak nükleer anlaşmayı engellemeye çalıştığı ve bunu ABD içindeki geniş siyasi destek ağı sayesinde gerçekleştirebildiği hatırlatıldı.

Ancak gazete, Netanyahu'nun bu etki gücünün bugün büyük ölçüde ortadan kalktığını belirterek, İsrail'in müzakere edilen yeni anlaşmanın güvenlik ve siyasi çıkarlarına zarar vereceğine inanmasına rağmen Netanyahu'nun Trump yönetiminin İran'la yeni bir anlaşmaya varma çabalarını etkileme konusunda artık "tamamen çaresiz" olduğunu yazdı.

Haberde, İsrail'in İran'la son yaşanan gerilim sırasında, ABD'nin "tam ortağı" konumundan -her ne kadar ABD'den daha alt düzeyde olsa da- "isyankâr bir tabi" rolüne gerilediği ifade edilerek, bunun iki taraf arasındaki koordinasyonun zayıfladığını gösterdiği belirtildi.

Gazete ayrıca, Trump yönetiminin İsrail'i İran ile yürütülen müzakerelerin dışında bıraktığını ve bunun Washington'un İran dosyasında İsrail ile tam koordinasyon içinde hareket ettiği yönündeki geleneksel Amerikan yaklaşımından önemli bir sapma anlamına geldiğini değerlendirdi.

Aynı kapsamda Haaretz, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) ABD'deki nüfuzunun önemli ölçüde azaldığını ve bu kuruluşun desteğini almanın artık geçmişte olduğu gibi seçimlerde avantaj sağlamadığını belirtti.

Gazete, AIPAC'a yönelik eleştirilerin artık yalnızca Filistin yanlısı sol çevrelerle sınırlı kalmadığını, Cumhuriyetçi Parti içindeki izolasyonist sağ kesimlere de yayıldığını, bunun da giderek daha fazla Amerikalı siyasetçinin AIPAC ile ilişki kurmaktan kaçınmasına yol açtığını ifade etti.

Hızlanan gerileme

Haaretz, İsrail'in Washington'daki konumundaki gerilemenin son dönemde hız kazandığını, ancak bunun aslında uzun süredir devam eden bir değişim sürecinin sonucu olduğunu belirtti. Bu sürecin, İsrail'e yönelik geleneksel iki partili desteğin zayıflaması ve İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin artmasıyla şekillendiğini kaydetti.

Gazete, 2015 yılında Netanyahu'nun AIPAC ve İsrail yanlısı lobi gruplarının yanı sıra anlaşmaya karşı çıkan Demokrat Parti içindeki etkili isimlerin desteğiyle Cumhuriyetçi Parti'yi İran nükleer anlaşmasına karşı seferber etmeyi başardığını hatırlattı.

Ancak Amerikan siyasi tablosunun artık büyük ölçüde değiştiğini vurgulayan gazete, İran ile yürütülen mevcut anlaşmaya karşı Cumhuriyetçiler arasında geçmişteki kadar geniş bir muhalefetin bulunmadığını, yalnızca sınırlı sayıdaki muhafazakâr ismin itirazlarını sürdürdüğünü belirtti.

Haaretz, Cumhuriyetçi Parti içinde de İsrail'in artık ABD'nin eskisi gibi "ayrıcalıklı müttefiki" olmadığı görüşünü savunan bir eğilimin ortaya çıktığını ifade ederek, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in, Amerikan desteğinin İsrail için garanti olarak görülmemesi gerektiği yönündeki açıklamalarını örnek gösterdi.

Öte yandan gazete, Demokrat Parti'de giderek daha fazla adayın İsrail'e karşı daha sert tutum benimsediğini, bunlar arasında koşulsuz askeri yardımların durdurulmasını savunanların bulunduğunu, partinin ilerici kanadının ise İsrail'e yaptırım uygulanması ve silah ihracatının durdurulması yönündeki çağrılarını sürdürdüğünü aktardı.

"Siyasi kazançtan çok rahatsızlık kaynağı"

Haaretz, sonuç olarak İsrail'in ABD'de artık farklı bir siyasi gerçeklikle karşı karşıya bulunduğunu ve giderek artan biçimde "siyasi kazançtan çok bir rahatsızlık kaynağı" olarak görüldüğünü yazdı. Gazeteye göre göstergeler, Amerikan kamuoyunun İsrail'e duyduğu sempatinin modern tarihin en düşük seviyelerine gerilediğine işaret ediyor.

Haberde bu değişimin, ABD'nin Orta Doğu'da askeri angajmana girme isteğinin azalması ve Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail savaşının sürmesine karşı Amerikan kamuoyunda artan rahatsızlıkla bağlantılı olduğu ifade edildi.

Gazete, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da İsrail'in Washington'daki konumunun gerilemesinde önemli ölçüde sorumluluk taşıdığını belirterek, Netanyahu'nun Amerikan karar alma süreçlerini doğrudan etkileyebilmekle övündüğü dönemin artık sona erdiğini kaydetti.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!