Şeyh Naim Kasım: "Gazze ve Filistin halkını selamlamayı görev biliyoruz. Biz sizin yanınızdayız. Filistin ve onun özgürlük davası her zaman pusulamız olacaktır."
Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri, Siyonist rejimin Lübnan'daki işgalini sürdürmesine ilişkin uyarıda bulundu.
Tesnim'in haberine göre, Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Aşura töreninde yaptığı konuşmada, Aşura sahnesinin fedakârlığın, adanmışlığın ve ebediliğin tarihî bir sembolü olduğunu belirterek, "Aşura, zalimi çöküşe sürükleyen gerçek bir devrimi temsil etmektedir." dedi.
Yerinden edilmeye rağmen Lübnan halkı Aşura törenlerine yoğun katılım gösterdi
Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri, "Bu yıl da yerinden edilmelere, acılara, kayıplara ve tüm zorluklara rağmen Aşura'nın görkemli şekilde ihya edildiğine ve halkın yoğun katılım gösterdiğine tanıklık ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Şeyh Naim Kasım, "Şehitlerin, yaralıların ve esirlerin emaneti omuzlarımızdadır ve onların uğruna fedakârlık yaptığı değerlere sahip çıkacağız." dedi.
Hizbullah Genel Sekreteri, "Kerbela yalnızca tarihte yaşanmış bir olay değildir; geçmişten geleceğe uzanan yaşayan bir hakikattir." ifadelerini kullandı.
Bugün bölgenin geleceğini İran şekillendiriyor
Şeyh Naim Kasım, "Siyonist düşmanın saldırganlığına rağmen İran dimdik ayakta durdu, direnebildi ve mücadeleyi sürdürdü." dedi.
Hizbullah Genel Sekreteri, "Bugün bölgenin geleceğini İran şekillendiriyor." diyerek, "İran mutabakat anlaşmasına ulaşmayı başardı ve bu durum, ABD ile İsrail'in yenilgisinin resmî ilanıdır." ifadelerini kullandı.
İsrail'in tam çekilme ve tüm saldırıları durdurmaktan başka seçeneği yok
Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, hareketin Siyonist işgal güçlerinin Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi yönündeki tutumunu yineleyerek uyarıda bulundu: "İsrail'in önünde, Lübnan topraklarının tamamından bütünüyle çekilmek ve hava, kara ile deniz saldırılarını tamamen sona erdirmekten başka hiçbir seçenek bulunmamaktadır."
Lübnan'ın egemenliğine aykırı hiçbir taahhüt kabul edilemez
Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri, Siyonistlerin hiçbir ön koşul olmaksızın Lübnan topraklarını terk etmesi gerektiğini vurgulayarak, Lübnan'ın ulusal egemenliğine aykırı hiçbir taahhüdün kabul edilmeyeceğini ve ülkenin bağımsızlığına zarar verecek herhangi bir anlaşmayı imzalama hakkının hiç kimseye ait olmadığını söyledi.
Şeyh Naim Kasım, Siyonist rejimle normalleşmenin söz konusu olmadığını, işgal güçlerinin Lübnan topraklarında en küçük bir varlığının dahi kabul edilemeyeceğini belirterek, İsrail'in aşağılanmış ve pişman bir şekilde Lübnan'dan çekilmek zorunda kalacağını, bunun da mutlaka gerçekleşeceğini ifade etti.
Düşmanın savaşı Hizbullah'ı ve Lübnan halkını yok etmeyi hedefliyordu
Şeyh Naim Kasım, "Karşı karşıya kaldığımız savaşın amacı Hizbullah'ı, çevresini, Lübnan halkını ve Lübnan vatandaşlarını yok etmekti." dedi.
Hizbullah Genel Sekreteri, "İsrail, 'Büyük İsrail' projesi kapsamında bu ülkeyi işgal etmek istediği için Lübnan'da bulunmaktadır. Direniş ise saldırganlık ve işgale karşı ortaya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.
Kasım, ABD-İsrail ortaklığındaki kara, deniz ve hava saldırılarının Lübnan halkına karşı yürütülen büyük bir savaş ve Lübnan'ı yok etmeyi hedefleyen çok büyük bir tehdit olduğunu söyledi.
Aşura ruhuyla ABD ve İsrail'in projesini boşa çıkardık
Hizbullah Genel Sekreteri, Aşura ruhuyla hareket eden Lübnan'ın onurlu halkının bu saldırıyı durdurmayı ve büyük bir kazanım elde etmeyi başardığını belirtti.
Kasım, "ABD-İsrail projesini boşa çıkardık ve yeni bir aşamaya girdik. Bundan sonra adım atmak isteyen herkes, bu yeni dönemin gereklerine göre hareket etmelidir." dedi.
Direniş, Lübnan'ın bağımsızlığının tek dayanağıdır
Şeyh Naim Kasım, Siyonist rejime karşı direnişin süreceğini vurgulayarak, direnişin tüm varlığı, mevcudiyeti ve imkânlarıyla sahada kalmaya devam edeceğini, bugün Lübnan'ın bağımsızlığı ve özgürlüğünün temel direğini oluşturduğunu ifade etti.
Lübnan'daki iç duruma da değinen Şeyh Naim Kasım, "Lübnan devleti halkın yarısından fazlasına düşmanlık edip ardından normal şekilde yoluna devam edemez." uyarısında bulundu. Kasım, resmî makamlardan düşmanların dayattığı politikaları uygulamaktan kaçınmalarını ve ABD ile Siyonist rejimin çıkarlarına hizmet eden kararlar almamalarını istedi.
Hizbullah Genel Sekreteri, hareketin devletle tam iş birliğine hazır olduğunu belirterek, "Bu fırsatı değerlendirin. Direniş güçlüdür. Eğer gerçek anlamda Lübnan'ın egemenliği doğrultusunda adım atarsanız, biz sizin yanınızda oluruz." dedi.
İsrail çekildikten sonra ulusal güvenlik stratejisini hazırlayacağız
Şeyh Naim Kasım, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesinin ardından başlayacak sürece ilişkin vizyonunu ortaya koyarak, Lübnan devletiyle iş birliği içinde kapsamlı bir ulusal güvenlik stratejisi hazırlanacağını açıkladı ve İran ile ABD arasında imzalanan mutabakatın Lübnan'ın egemenliği açısından temel bir dayanak olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Kasım, Lübnan hükümetinden ülkenin egemenliği ve kalkınması doğrultusunda hareket eden Arap ve yabancı ülkelerle en üst düzeyde iş birliği yapmasını istedi. "Egemenliğimizi destekleyenleri memnuniyetle karşılarız; ancak egemenlik bahanesiyle İsrail'i destekleyenleri değil." dedi.
Şeyh Naim Kasım ayrıca, yıkımın yeniden imarı, Lübnan'ın egemenliğinin yeniden tesis edilmesi ve Lübnan ordusunun güçlendirilmesi için çalışan Arap ve yabancı ülkeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "İsrail'in Lübnan'dan çıkarılmasına katkı sağlayacak ve onun hedeflerini etkisiz hale getirecek güçlü bir uluslararası destek oluşturacak tüm Arap ve yabancı ülkeleri destekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının bir bölümünde bölgedeki direniş halklarını selamlayarak, "Gazze ve Filistin halkını selamlamayı görev biliyoruz. Biz sizin yanınızdayız. Filistin ve onun özgürlük davası her zaman pusulamız olacaktır." dedi.
Şeyh Naim Kasım ayrıca, dünyanın Filistin'i, Lübnan'ı ve direniş eksenini yalnız bıraktığı bir dönemde direnen Yemen halkını, Yemen liderliğini ve silahlı kuvvetlerini selamlayarak, "Irak halkına, dini merciliğe, Haşdi Şabi'ye, devlet yönetimine ve Irak halkına da selam olsun. Çünkü onlar bizi destekleriyle korudular ve yanımızda durdular." ifadelerini kullandı.
www.kudusgunu.com