İSMAİL BEKAYİ DÜNYANIN ONURLU İNSANLARINA HİTABEN BİR MESAJ YAYINLADI

img
İSMAİL BEKAYİ DÜNYANIN ONURLU İNSANLARINA HİTABEN BİR MESAJ YAYINLADI

İsmail Bekayi: 'Bu savaş toprak, kaynak ya da jeopolitik üzerine değildir. Bu savaş, çağımızda ve gelecek nesiller için ‘iyi’ ve ‘kötü’nün gerçek anlamını belirleyecek bir savaştır.'

İsmail Bekayi, “dünyanın onurlu ve vicdan sahibi insanlarına” hitaben yayımladığı mesajda, son savaşın mahiyetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tesnim Haber Ajansı’nın haberine göre İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, X platformunda yayımladığı mesajda, ABD ve siyonist rejimin İran halkına karşı başlattığı dayatma savaşının niteliğine değinerek, özgür ve vicdan sahibi dünya halklarına seslendi. Bekayi, bu savaşın çağımızda ve gelecek nesiller açısından “iyi” ile “kötü”nün gerçek anlamını belirleyeceğini ifade etti.

Mesajda şu ifadelere yer verildi:

“Din, etnik köken, milliyet, ırk ya da herhangi bir farklılık gözetmeksizin tüm onurlu ve vicdan sahibi insanlara;

Müslümanlara, Yahudilere, Hristiyanlara, Sihlere, Hindulara, Budistlere ve diğer tüm inanç mensuplarına;

Ve herhangi bir dine mensup olmadığını söyleyen ancak barış, adalet ve insan onuru gibi evrensel değerlere derinden bağlı olan herkese:

ABD ve İsrail, nükleer silaha sahip iki rejim olarak, 28 Şubat 2026 tarihinde, bir yıl dolmadan ikinci kez, müzakere süreci devam ederken İran’a karşı saldırgan ve yasa dışı bir savaş dayattı.

Unutmayalım ki Haziran 2025’te de aynı bahaneyle İran’a saldırmış ve İran’ın nükleer programını tamamen yok ettiklerini iddia etmişlerdi.

Uyanık olalım:

Bu savaş toprak, kaynak ya da jeopolitik üzerine değildir. Bu savaş, çağımızda ve gelecek nesiller için ‘iyi’ ve ‘kötü’nün gerçek anlamını belirleyecek bir savaştır.

Barış yanlısı İran halkına dayatılan şey sıradan bir savaş değildir.

Bir tarafta savaş hukukunu ihlal etmekten ve insani ilkeleri çiğnemekten keyif alanlar vardır; eğlence için insan öldürenler, ailelerine acı çektirmek için çocukları katledenler ve en yeni füzelerinin yıkıcı gücünü denemek uğruna kadın spor salonlarını hedef alanlar.

Bu savaş, ‘daha fazla eğlence için’ silahsız gemileri batırmaktan gurur duyanlarla, saldırı altında bile masum insanların hayatını korumak için elinden geleni yapan bir halk arasındadır.

Bu savaş, şiddetlerini meşrulaştırmak için yalan üreten profesyonel yalancılarla, yalnızca kendi güç ve iradelerine dayanarak vatanlarını ve insanlık onurlarını savunan onurlu insanlar arasındadır.

Bu savaş, kararlarını ahlaki hesaplaşmalar doğrultusunda alanlarla, berrak ve temiz bir vicdanla hareket edenler arasındadır.

Bu savaş, insanlığın geleceğini belirleyecek kader savaşıdır. Bu savaş, insan uygarlığının kazanımlarının — insan hakları, hukukun üstünlüğü ve temel ahlaki ilkelerin — ayakta kalıp kalmayacağını ya da tamamen yok olup olmayacağını belirleyecektir.

Bir seçim yapmak zorundayız:

Kölelik efendilerinin — kibirli, zorba ve hesap vermeyen güçlerin — hakim olduğu bir dünya mı istiyoruz? Güç, yalan ve şantajla yönetilen bir dünya mı?

Yoksa saygı, adalet, barış ve insan onuru üzerine kurulu bir dünya için mi ayağa kalkacağız?

İnsanlığın vicdanı henüz ölmedi. Ancak böyle günlerde sessizlik, kötülükle ortaklık anlamına gelir.

Eğer barbarlık ve tahakküm seçeneğine karşıysak, ahlaki cesarete sahip olmalı, konuşmalı, harekete geçmeli ve dünya hukuksuzluk ile kölelik uçurumuna sürüklenmeden önce tarihin doğru tarafında durmalıyız.

Seçim sizindir ve tarih hepimizin ne yaptığını kaydedecektir.”

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!