Muhammed Şahin, Hamas’ın bu aşamada anlaşmanın ilk aşamasının eksiksiz uygulanmasını hedeflediğini, Gazze Şeridi’nden kapsamlı “İsrail” çekilmesine, sınır kapılarının açılmasına ve yardımların kesintisiz akışının güvence altına alınmasına odaklandığını, ayrıca geçici bir ulusal komitenin bölgeyi yönetmesinin sağlanmasını amaçladığını belirtti.
Siyasi yazar ve analist Muhammed Şahin, Hamas Hareketi’nin Doha ve Kahire’de yürütülen müzakere turları ile arabulucularla yapılan görüşmelere yaklaşımının “siyasi ve askeri olgunluğu” yansıttığını ve kapsamlı ateşkes karşılığında tam “İsrail” çekilmesine dayalı stratejik bir denklemi pekiştirmeyi hedefleyen yapıcı bir tutum ortaya koyduğunu söyledi.
Şahin, “Şihab” ajansına yaptığı özel açıklamada, hareketin arabulucularla doğrudan görüşmelere katılmasının, Nisan ayı boyunca Amerikan tarafıyla yapılan temaslar dahil olmak üzere, ulusal Filistin haklarından taviz vermeden işgale yükümlülüklerini dayatmak için müzakere seçeneğine bağlılığını ortaya koyduğunu belirtti.
Bu olumlu yaklaşımın direnişin uluslararası meşruiyetini güçlendirdiğini ve sivillerin hayatına mal olan ihlallerin sürmesi karşısında “İsrail”i sorumluluklarıyla yüz yüze bıraktığını ifade eden Şahin, arabuluculuk sürecine dahil olmanın insani kazanımlar elde edilmesine kapı araladığını, özellikle yardımların girişinin sağlanması ve halkın sıkıntılarının hafifletilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.
Şahin, Hamas’ın bu aşamada anlaşmanın ilk aşamasının eksiksiz uygulanmasını hedeflediğini, Gazze Şeridi’nden kapsamlı “İsrail” çekilmesine, sınır kapılarının açılmasına ve yardımların kesintisiz akışının güvence altına alınmasına odaklandığını, ayrıca geçici bir ulusal komitenin bölgeyi yönetmesinin sağlanmasını amaçladığını belirtti. Şahin, hareketin silahsızlanma konusundaki her türlü tartışmayı “karşılıklılık” ilkesine bağladığını, bunun da işgalin kademeli çekilmesi karşılığında Filistin ulusal güvenliğini koruyacak dengeli düzenlemeleri garanti altına almayı hedeflediğini vurguladı. Gazze’nin yeniden imarının ise Filistin denetiminde ve uluslararası meşruiyet kararları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gelecek aşamaya ilişkin değerlendirmesinde Şahin, sahnenin tüm ihtimallere açık olduğunu, Benjamin Netanyahu hükümetinin artan iç ve dış baskılar karşısında “bocaladığını” belirtti. İhlallerin sürmesi halinde tırmanmanın bir seçenek olarak masada kalacağını, buna karşılık arabuluculuk çabalarının işgale gerçek yükümlülükler dayatmayı başarması durumunda istikrarın mümkün olacağını ifade etti. Şahin, “topun şu anda İsrail’in sahasında olduğunu” belirterek, Hamas ve direniş gruplarının sergilediği tutumu olumlu olarak nitelendirdi ve bu yaklaşımın stratejik bir istikrar unsuru oluşturduğunu, Filistinlilerin direncini güçlendirdiğini ve sürecin sonunda ulusal egemenliğin sağlanmasına zemin hazırladığını sözlerine ekledi.
www.kudusgunu.com