SİYONİST İSRAİL'DE MİLYARLARCA DOLARLIK KAYIP

img
SİYONİST İSRAİL'DE MİLYARLARCA DOLARLIK KAYIP

İsrail Maliye Bakanlığı, savaşın toplam maliyetini doğrudan askeri harcamalar, iş gücü kaybına bağlı üretim düşüşü ve altyapı ile mülklere verilen zararlar dahil olmak üzere yaklaşık 50 milyar şekel olarak hesapladı.

İsrail ile ABD’nin İran ve Lübnan’a karşı yürüttüğü savaşın üzerinden bir ay geçerken, artan ekonomik kayıplar ve iş gücü ile kamu maliyesi üzerindeki benzeri görülmemiş baskılar eşliğinde, çatışmanın İsrail içindeki gerçek maliyetine dair göstergeler ortaya çıkmaya başladı.

Globes dergisinde yayımlanan ve ekonomi muhabiri Yuval Einhorn tarafından hazırlanan istatistiksel rapora göre, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 4 bin 800 İsrailli evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bunların 1515’i Tel Aviv’den, 975’i ise Dimona’dan olurken, bu durum İran saldırılarının hayati ve stratejik bölgelere yoğunlaştığını ortaya koydu.

Şihab'ın haberine raporda, maddi hasarın boyutunun 21 bini aşkın tazminat başvurusuyla yansıdığı belirtildi. Başvuruların yüzde 43’ü Tel Aviv’de, yüzde 39’u ise Aşkelon’da kaydedildi. Hasarın binalar, mülkler ve araçları kapsadığı, bunun da etkilerin İsrail iç kesimlerine kadar yayıldığını gösterdiği ifade edildi.

Mali açıdan savaşın genel bütçe üzerinde baskı oluşturduğu vurgulanan raporda, bankalarla varılan anlaşma kapsamında ek vergi yerine 3 milyar şekelin devlet hazinesine aktarılmasıyla bütçe açığı hedefinin yüzde 4,9 olarak belirlendiği, ancak fiili açığın daha da artmasının beklendiği kaydedildi. İsrail Merkez Bankası ise 2026 yılında borcun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 70’e yükseleceğini öngörüyor. Bu durumun borç servis maliyetlerini artırarak 2027’ye kadar 64 milyar şekele ulaşabileceği ifade edildi.

İsrail Maliye Bakanlığı, savaşın toplam maliyetini doğrudan askeri harcamalar, iş gücü kaybına bağlı üretim düşüşü ve altyapı ile mülklere verilen zararlar dahil olmak üzere yaklaşık 50 milyar şekel olarak hesapladı.

İş gücü piyasasının da ciddi şekilde etkilendiği belirtilen raporda, yedek askerlik, ücretsiz izinler ve işsizlik nedeniyle iş gücünün yaklaşık yüzde 11’ine denk gelen 490 bin kişinin çalışamadığı, bunun yıl başına kıyasla yüzde 7’lik bir artış anlamına geldiği ifade edildi.

Olumsuz göstergelere rağmen, yerel sermaye piyasasının kısmi bir dayanıklılık sergilediği, bazı endekslerin özellikle sigorta şirketlerinin hisselerindeki yüzde 4’ü aşan artışın etkisiyle yükseldiği, bunun da olumlu finansal sonuçlar ve geleceğe yönelik büyüme beklentileriyle desteklendiği aktarıldı.

Küresel düzeyde ise İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının petrol fiyatlarını yaklaşık yüzde 50 artırdığı, dünya arzının beşte birinin bu boğazdan geçmesine rağmen artışın 1973 Ekim Savaşı ve 1979 İran Devrimi gibi önceki krizlere kıyasla daha sınırlı kaldığı belirtildi.

ABD’nin tutumuna ilişkin olarak ise raporda, Donald Trump yönetiminin küresel arzın yeterliliği ve ülkelerin önceden stok yapmış olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara büyük bir endişeyle yaklaşmadığı, daha çok piyasaları yatıştırmaya yönelik açıklamalarla yetindiği ifade edildi.

Tüm bu göstergelerin, savaşın sürmesiyle birlikte İsrail’in farklı sektörlerde karşı karşıya olduğu ekonomik zorlukların boyutunu ortaya koyduğu değerlendirildi.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!