Esirler konularında uzman avukat Halid Zebarka, İsrail işgal parlamentosu Knesset’in Filistinli esirlerin idamına ilişkin kabul ettiği düzenlemenin “sağlıklı hukuki standartlara göre bir yasa olarak değerlendirilemeyeceğini” belirtti.
Esirler konularında uzman avukat Halid Zebarka, İsrail işgal parlamentosu Knesset’in Filistinli esirlerin idamına ilişkin kabul ettiği düzenlemenin “sağlıklı hukuki standartlara göre bir yasa olarak değerlendirilemeyeceğini” belirterek, bunu Filistinlilere karşı üstünlükçü bir bakış açısıyla yaklaşan ve en temel yasama ile insan hakları ilkeleriyle çelişen ırkçı bir uygulama olarak nitelendirdi.
Zebarka, Şihab Haber Ajansı’na yaptığı özel açıklamada, söz konusu düzenlemenin bilinen hukuki ve anayasal prosedürlerden geçmediğini, modern hukuk sistemlerinin dayandığı temel ilkelerle, özellikle de insanın ve haklarının uluslararası sözleşmeler çerçevesinde korunması ilkesiyle çeliştiğini ifade etti.
Yasanın derin anayasal ve etik sorunlar barındırdığını belirten Zebarka, çok sayıda insan hakları ve hukuk kurumunun bu düzenlemenin iptali amacıyla “İsrail Yüksek Mahkemesi”ne itiraz ve başvurularda bulunduğunu, bunun da söz konusu düzenlemenin yapısında temel bir kusur bulunduğunu gösterdiğini söyledi.
Zebarka, yasanın onaylanması sırasında Knesset’te yaşananları da eleştirerek, Filistinlilerin idamına ilişkin bir düzenlemenin kabulü sırasında sergilenen “kutlama” görüntülerinin benzeri görülmemiş bir ahlaki çöküşü yansıttığını ve İsrail yasama organı içindeki insani ve siyasi değerlerde ciddi bir gerilemeyi ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu gelişmenin, yasanın uygulanmasının durdurulması için hem yargı hem de uluslararası düzeyde acil bir hareketi gerekli kıldığını vurgulayan Zebarka, ilgili hukuk kurumları ve uluslararası platformlar aracılığıyla bu politikaların Filistinli esirlere karşı uygulanmasının engellenmesi gerektiğini dile getirdi.
Zebarka ayrıca, bu düzenlemeye karşı Filistin, Arap ve İslam dünyası düzeyinde resmi siyasi bir hareket başlatılması çağrısında bulunarak, Filistinlilere bu şekilde muamele edilmesinin “tehlikeli bir üstünlük anlayışını” yansıttığını ve buna karşı uluslararası alanda kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiğini kaydetti.
www.kudusgunu.com