Tubas’ın Teyasir köyünden Filistinli kadın esir Seca İmad Derağme, kendisini ilk kez ziyaret edebilen avukata Ramazan ayında kadın tutukluların yaşadığı koşulları anlattı.
İsrail’e bağlı Damon Hapishanesi’nden Filistinli kadın tutukluların cezaevi arkasında yaşadıkları trajik duruma ilişkin yeni tanıklıklar gelmeye devam ediyor.
Şihab'ın haberine göre, Tubas’ın Teyasir köyünden tutuklu Seca İmad Derağme, kendisini ilk kez ziyaret edebilen avukata Ramazan ayında kadın tutukluların yaşadığı koşulları anlattı. Tutukluların sahurda yalnızca küçük bir yoğurt kutusu, yarım kaşık reçel ve çeyrek salatalıkla yetinmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Tutukluya göre iftar ise az miktarda humus, tuzsuz ve rengi olmayan mercimek çorbası, bozulmuş sebzelerden oluşuyor; verilen pirinç ise pişmemiş durumda. Cezaevi koşullarının son derece kötü olduğunu belirten Derağme, kadın tutukluların gardiyanlar tarafından sürekli hakaret ve küfürlere maruz kaldığını ifade etti.
Seca, şehit Esma Derağme’nin kız kardeşi. Altı kız, beş erkek kardeşi bulunuyor. Derağme, 22 Ocak 2026 sabahı, “Tufan el-Ahrar” anlaşması kapsamında serbest bırakıldıktan sonra yeniden gözaltına alındı.
İşkence ve kötü muamele
Derağme, gözaltına alındığı sırada işgal askerlerinden birinin tüfeğiyle sırtına vurduğunu, bir kadın askerin de ayağını ağzına koyarak kendisine hakaret ettiğini ve şehit olan kız kardeşine küfrettiğini anlattı.
İşgal ordusuna ait bir askeri kampa götürüldüğünde askerlerin etrafını sardığını, elini açmasını istediklerini ve ellerini sigaralarını söndürmek için kullandıklarını belirtti. Askerlerin sigaralarını ellerinde ve boynunda söndürdüğünü, izlerinin hâlâ durduğunu söyledi.
Yaklaşık 15 saat süren darp ve hakaretlerin ardından Şaron Hapishanesi’ne nakledildiğini, burada iki gün boyunca kötü koşullar altında ve yiyecek verilmeden tutulduğunu aktardı.
Daha sonra Damon Hapishanesi’ne nakledilen tutuklu Derağme, burada da aramaya ve aşağılamaya maruz kaldığını söyledi. Bir hafta sonra kaldığı koğuşa baskın düzenlendiğini, kadın tutukluların ellerinin bağlandığını, avluda yüzüstü yatırıldıklarını, askerlerin ayaklarının üzerine oturduğunu ve üzerlerine biber gazı sıkıldığını ifade etti.
www.kudusgunu.com