Konuşmasında ABD ve İsrail’in bölgedeki müdahalelerine sert tepki gösteren Mahmut Arıkan, Türkiye’nin Kürecik ve İncirlik üsleri konusunda net adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika tercihleri üzerinden dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiğini vurgulayan Arıkan, tehditlerin Türkiye ve bölge için her zamankinden daha yakın olduğuna işaret etti. İran üzerinden yürütülen küresel güç hesaplarına dikkat çeken Arıkan, hiçbir bölge ülkesinin emperyalizmin ve Siyonizm’in satranç tahtası olmayacağını belirterek, “Böl, parçala, yönet” siyasetinin yeniden devrede olduğunu söyledi. Konuşmasında ABD ve İsrail’in bölgedeki müdahalelerine sert tepki gösteren Arıkan, Türkiye’nin Kürecik ve İncirlik üsleri konusunda net adımlar atması gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananlara da değinen Arıkan, insan hakları ve özgürlük söylemlerinin samimiyetle sınanacağı yerin Filistin olduğunu vurguladı.
Arıkan şunları söyledi;
“İRAN’DA YAŞANANLARA KARŞI SUSKUN KALANLARDA, ALKIŞLAYANLARDA BİLSİN Kİ, YARIN SIRADAKİ HEDEF KENDİLERİDİR!”
“Geçen hafta bu kürsüden, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun karga-tulumba kaçırılmasına değinirken, dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiğini, ülkemiz ve bölgemiz açısından tehdit ve tehlikenin hiç olmadığı kadar yakın olduğunu söylemiştim. Evet! Tehdit giderek yaklaşıyor! Komşumuz İran, ABD–Çin-Rusya rekabetinin, küresel güç hesaplarının kurbanı yapılmak isteniyor. Hiçbir bölge ülkesi, emperyalizmin ve Siyonizm’in satranç tahtası değildir, OLMAYACAKTIR! Bugün İran’da sahnelenmek istenen senaryoyu, biz çok iyi tanıyoruz. Bu filmi halkların, haklı taleplerinin istismar edildiği Arap Baharı sürecinde de izledik; önce ekonomik sıkıntılar kaşınır, sonra meşru talepler provoke edilir, ardından sokaklar karıştırılır, en sonunda da ülkeler kaosa sürüklenir. ABD ve İsrail, İran halkının yaşadığı ekonomik sorunları bahane ederek, barışçıl talepleri, dış müdahalelerle terörizme ve vandallığa dönüştürmek istemektedir. Teopolitik hedefler uğruna, “Büyük Ortadoğu Projesi” ambalajına sarılmış sözde Arz-ı Mevud hayalini, hayata geçirmek isteyen Siyonist rejim, bugün İran üzerinden bölgeyi yeniden ateşe atmayı hedeflemektedir. Biz Saadet Partisi olarak yıllardır uyarıyoruz: Bu, Büyük İsrail Projesi’dir! Ve bu projeye, bütün bölge ülkeleri birlikte karşı durmak zorundadır. Unutulmasın: Böl, parçala, yönet siyaseti; bugün yeniden devrededir. Bugün İran’da yaşananlara karşı suskun kalanlarda, alkışlayanlarda bilsin ki, yarın sıradaki hedef kendileridir! Bugün Türkiye’de iktidarın yapması gereken çok nettir: NATO kisvesi altında İsrail’in güvenliğine hizmet eden Kürecik Radar Üssü derhal kapatılmalıdır! Bölgemize kan ve gözyaşı taşıyan İncirlik Üssü üzerindeki egemenlik derhal tesis edilmelidir! Açık söylüyorum bunlar yapılarak: İsrail’in gözü kör edilmelidir! İran’a rejim ihraç etmeye kalkışanlar, lider dayatmaya çalışanlar, özgürlük, insan hakları ve demokrasi söylemiyle yeni müdahaleler planlayanlar şunu iyi bilsin: Yaşananlar İran’ın iç işleridir. İran halkı ve devleti, kendi geleceğini tayin edecek iradeye, ferasete ve tarihsel tecrübeye sahiptir. Ha siz illa insan haklarını savunmak mı istiyorsunuz? Dönüp yerle bir ettiğiniz Gazze’ye bakın! Gazze’de, ateşkesten bu yana, 3 aydır, 100’ün üzerinde çocuk katledildi. Bunu ben söylemiyorum, UNICEF söylüyor! Siz özgürlük diyorsanız, önce Filistin’i özgürleştirelim. Siz diktatör arıyorsanız, önce Katil Netanyahu’ya bir bakın, Siyonist rejimine bakın!”
“SAKIN ABD’NİN TEHDİTLERİNE BOYUN EĞMEYİN!”
“ABD Başkanı Trump, İran ile ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı. Buradan açıkça söylüyoruz: Türkiye’nin kiminle ticaret yapıp yapmayacağına Amerika karar veremez! Bu ülke, emperyalizme karşı verilen şanlı bir bağımsızlık mücadelesiyle kurulmuştur. Bu ülke ne sizin sömürgenizdir, ne de sizden talimat alacak bir ülkedir! İran, Türkiye’nin enerji güvenliği açısından stratejik ve vazgeçilmez bir komşusudur. Bunu okyanus ötesinden tehditlerle siz değiştiremezsiniz! Sizin ülkeniz, hatta kıtanız bile henüz keşfedilmemişken, bu iki kadim devlet arasında ticaret vardı! Türkiye, kendi çıkarları doğrultusunda, komşularıyla, bölge ülkeleriyle ve dostlarıyla ticaret yapmaya devam etmelidir. Hiç olmadığı kadar güçlü ve kararlı bir şekilde ticaret yapmalıdır! Buradan iktidara bir kez daha çağrı yapıyoruz: Sakın ABD’nin tehditlerine boyun eğmeyin! Hiçbir tehdit, hiçbir yaptırım, hiçbir mazeret; Türkiye’nin şahsiyetli bir dış politika yapması gerektiği gerçeğini perdelememelidir. Yaklaşan büyük tehlike karşısında, çok dikkatli ve dirayetli olmak zorundayız. Türkiye’nin çıkarlarını korumak, her şeyin önündedir!”
Kaynak: saadet.org.tr