ŞEYH NAİM KASIM: İSRAİL TÜM LÜBNAN'I HEDEF ALIYOR

img
ŞEYH NAİM KASIM: İSRAİL TÜM LÜBNAN'I HEDEF ALIYOR

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Beyrut’un güney banliyölerinde düzenlenen ve şehit komutan Heysem el-Tabatabai ile beraberindeki direniş mensuplarının anıldığı törende yaptığı konuşmada, İsrail’in gerçekleştirdiği suikastın hedeflerine ulaşamayacağını vurguladı.

Tesnim'in haberine göre, Şeyh Naim Kasım konuşmasında hem şehidin rolüne hem de mevcut siyasi ve askeri gelişmelere dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Şeyh Kasım, Seyid Ebu Ali’nin savaşın planlanması, yönetilmesi ve savaş sonrası hazırlık süreçlerinde dikkat çekici bir yetkinliğe sahip olduğunu belirtti. Onun hem Lübnan’daki çeşitli cephelerde hem de Suriye’de tekfirci yapılara karşı aktif bir rol oynadığını, ayrıca Yemen’deki direniş güçlerine de destek sunduğunu ifade etti.

Genel Sekreter, İsrail’in suikastla ulaşmak istediği amacın gerçekleşmediğini, direnişin aynı kararlılıkla yoluna devam ettiğini dile getirdi. Bu süreçte hatalara izin verilmemesi, boşlukların giderilmesi ve yaşananlardan gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini vurguladı. Kasım, şehit düşen beş komutanın geleceğe yönelik kritik hazırlıklar yürüttüğünü, direniş için birer gurur kaynağı olduklarını söyledi.

İsrail’in saldırısını açık bir suç olarak nitelendiren Kasım, buna karşılık verme hakkına sahip olduklarını ve karşılığın zamanlamasını direnişin belirleyeceğini kaydetti. Ateşkesin, direnişin ve Lübnan halkının bir kazancı olduğunu, çünkü düşmanın direnişi yok etme hedefini boşa çıkardıklarını ifade etti. Ayrıca Papa’nın bu dönemde Lübnan’a yapacağı ziyaretten memnuniyet duyduklarını, bu ziyaretin barış ve istikrarın tesisi için olumlu bir katkı sağlayacağı umudunu dile getirdi.

Hizbullah lideri, İsrail’in direnişi sonlandırma çabalarında başarısız olduğunu ve direniş güçlerinin son derece etkileyici bir performans sergilediğini söyledi. Ortaya çıkan anlaşmanın, direnişin müttefikleri, Emel Hareketi, fedakâr halk ve Lübnan ordusunun ortak duruşu sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Naim Kasım’a göre İsrail’in saldırıları yalnızca direnişi değil, tüm Lübnan’ı hedef alıyor. Bu saldırıların devlet kurumlarını da içine aldığını, Cumhurbaşkanı’na ve ülkenin ordusuna yönelik baskıların Lübnan’ın istikrarına darbe vurduğunu ifade etti. Amerikan yaptırımlarının ise tüm Lübnan halkını etkilediğini, bu yaptırımların ülkenin ekonomik yapısını felç etmeyi amaçladığını söyledi.

Düşmanın saldırılarının ülkenin farklı bölgelerinde sivilleri hedef aldığını, İsrail’e ait insansız hava araçlarının Başbakanlık binası üzerinde uçuşlar gerçekleştirmesinin Lübnan’ın hava sahasının işgali anlamına geldiğini belirtti. Caydırıcılığın, ülkeyi koruyacak bir savunma hattının kurulması, düşmanın ilerleyişinin engellenmesi ve işgalcilere karşı karşı durulmasıyla mümkün olabileceğini söyledi.

Naim Kasım, devletin bugüne kadar ne kurtuluşu sağladığını ne de ülkeyi koruduğunu, resmi makamların istikrar adına siyasi çözüm arayışını tercih ettiğini ifade etti. Direnişin silahlarına yönelik eleştirilerin siyasi bir yaklaşım olduğunu, bu yaklaşımı tartışmaya açık olduklarını söyledi. Beyrut’un Hamra Caddesi’nde İsrail’e karşı düzenlenen yürüyüşün, ülkede İsrail projelerine karşı çıkan kesimlerin varlığını ortaya koyduğunu ve bundan faydalanılması gerektiğini belirtti.

Amerikan vesayetinin İsrail’in söylemlerini yaydığını, siyasetten medyaya, ekonomiden finansal alanlara kadar her yerde İsrail baskısını taşıdığını dile getiren Kasım, Lübnan’daki İsrail yanlısı grupların sayıca az olsa da ülkenin ilerlemesini engelleyen bir rol oynadığını söyledi. Bu grupların, Lübnan’a değil İsrail ve Amerika’ya hizmet ettiğini vurguladı.

Savunma stratejisi konusunda toplantı yapılması gerektiğini, ancak bu sürecin İsrail ve Amerika’nın baskısı altında ya da mevcut uzlaşmanın bozulması pahasına yürütülemeyeceğini belirtti. Lübnan’ın en zorlu koşullarda bile ayakta durmasını sağlayan şeyin, direnişin iman gücü, kararlılığı ve şehitlerin hatırasına bağlılık olduğunu söyledi.

İsrail tarafından sık sık dile getirilen geniş çaplı saldırı tehditlerinin, Lübnan’ı teslim almaya yönelik siyasi baskılar olduğunu ifade eden Kasım, bu tehditlerin son dönemde yoğunlaşmasının, daha önceki baskıların sonuç vermemesinden kaynaklandığını söyledi. Amerikan baskılarının sonuçsuz kaldığını, direniş, ordu ve halk arasında fitne çıkarmaya yönelik girişimlerin boşa çıktığını belirtti.

Hiç kimsenin ülkenin onurundan, gücünden ve topraklarından taviz verme yetkisine sahip olmadığını söyleyen Kasım, devletin işgalcilerin ülkede kalmasını engellemekle sorumlu olduğunu vurguladı. Düşmanın tehditlerine rağmen direnişin geri adım atmayacağını, özgürlük ve bağımsızlığın tek ölçütleri olduğunu söyledi. Buna karşılık teslimiyetin kölelik anlamına geldiğini, böyle bir yolu asla kabul etmeyeceklerini dile getirdi.

Konuşmasının sonunda Naim Kasım, ulusal birlik çağrısı yaparak Lübnanlıların dış baskılara boyun eğmemesi gerektiğini, verilecek her tavizin düşmanı daha da iştahlandıracağını ve düşmanın her adımının bilinçli bir hesaplama içerdiğini ifade etti.



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!