IRKÇI İSRAİL'DE KRİZ ÜSTÜNE KRİZ (ANALİZ)

İşgal toprakları sürekli şekilde Netanyahu ve radikal kabinesi karşıtı protesto eylemlerine sahne olmakta. Her hafta sonu düzenlenen protesto gösterileri, işgal topraklarında krizin derin olduğunu gösteriyor. 

Görüntülenme: 426 Tarih: 20 Mayıs 2023 14:49
IRKÇI İSRAİL'DE KRİZ ÜSTÜNE KRİZ (ANALİZ)

Siyonist rejimi İsrail, son dönemde Gazze’ye saldırıp, İslami Cihat komutanları ve mücadelecilerine yönelik suikast düzenlemek suretiyle, dikkatleri kısa bir süreliğine olsa bile işgal topraklarındaki rahatsızlık ve itirazlardan uzak tutmaya çalıştı.
Ancak görünen o ki, Siyonist rejimin bu saldırıları da işe yaramadı. Çünkü bir yandan direniş grupları, İşgal rejiminin saldırılarına yanıt vererek, işgal topraklarında yaşayan Siyonistleri dehşete düşürdü. Diğer yandan, işgal kabinesi, Filistin direniş gruplarının birlikteliğini görerek, derin endişeye kapanmıştır.
"Benyamin Netanyahu" ve rakiplerinin işgal altındaki topraklarda siyaset sahnesindeki açıklamaları, geçmişe göre çok daha tehlikeli sonuçları olan bir kısır döngünün oluştuğuna işaret ediyor.
İsrail'in siyasi sahnesi, son dört yılda ciddi bir ayrışmanın oluştuğuna ve güçlendiğine tanık oldu. İşgal toprakların siyasi sahnesindeki bu çatışmanın odak noktası, Netanyahu'nun başbakanlık görevinden alınmasıydı. Netanyahu, 2009'dan 2011'e kadar 12 yıl boyunca sürekli iktidarda kaldı. Bu yıllarda birçok kişi kabine kurmak için Netanyahu ile ittifak kurdu ancak Netanyahu'nun totaliterliği ve yaşanan ihtilaflar nedeniyle ittifak ortakları koalisyondan ayrılarak yeni partiler bile kurdular. 
Yeni partileri kuran muhalifler, arka arkaya yapılan parlamento seçimlerinde Likud Partisi ve Netanyahu  ile sürekli rekabet ettiler. Bunun sonucu, bir tarafta Netanyahu liderliğindeki Likud partisi, diğer tarafta Netanyahu'nun  bir dönem koalisyon bile kurduğu birçok rakibi arasında kutuplaşmalar yaşandı. 2021'de Netanyahu'yu başbakanlıktan devirmek için göreve gelen koalisyon sadece bir yıl sürdü, tezat ve renkli bir kabine kuranlar da bu muhalefet arasında yer aldı. Son 100 günde yapılan siyasi açıklamalara ve sergilenen tavırlara bakıldığında, Siyonist Rejim İsrail'in siyaset sahnesinin Netanyahu ile aynı cephede yer alan rakipleri arasındaki rekabetin bir kez daha kızıştığı görülüyor. 
 Netanyahu'nun mevcut kabinenin hayatını devam ettirme ve iktidarda kalma ısrarı, yaşanan uçurumun ana odağını bir kez daha oluşturuyor. Netanyahu'nun muhalifleri, onun aşırılık yanlısı kabinesinin, yargı sistemini zayıflatmak için aldığı tedbirler ve ırkçılık ve aşırılığın açık örneği olan eylemleri nedeniyle bu kabine üzerindeki baskıyı artırdı. Bu konuda geçtiğimiz günlerde eski Başbakan Yair Lapid ile şimdiki Başbakan Netanyahu bir araya geldi. Görüşmenin ardından Lapid kabineye saldırarak, "Kimsenin güvenmediği bir kabine. Statüsü bilinmeyen bir savaş bakanı doğruyu söylediği için atıldı. Emniyet müdürünün kasetlerini medyaya veren milli güvenlik bakanı. Köyleri yok etmek istediğini söyleyen maliye bakanı." diye yüklendi. 
 Siyonist rejimin eski dışişleri bakanı Avigdor Lieberman da, "Netanyahu'nun sözleri ve davranışları başbakanlığa uygun biri olmadığını gösterdi" dedi. Bu açıklamalar işgal altındaki topraklarda bir kısır döngü ve siyasi çıkmazın oluştuğunun göstergesidir. Bu kısır döngünün sonucu sadece Netanyahu kabinesinin çökmesi değil, aynı zamanda daha tehlikeli bir siyasi krizdir, ki birden fazla iç bölünme fayının oluşma ihtimalini artırabilecek ve hatta rejimin çökmesine neden olabilecektir.
 Bu bağlamda Siyonist rejimin bazı üst düzey generalleri bile, Binyamin Netanyahu'nun kabinenin savaş bakanını görevden alma eylemini kınarken, kendilerini bekleyen büyük korku ve tehlikeli olaylar konusunda uyarılarda bulundu.
Sonuç itibarıyla, İşgal topraklarında Netanyahu kabinesi giderek daha derin ve ciddi krizler ve sorunlarla karşılaşıyor ve Gazze’ye ve Filistin'in diğer bölgelerine saldırılar da onu kurtaramayacak, üstelik işini zora sokacaktır.

parstoday

Yorumlar