İŞGALCİ İSRAİL GAZZE'DE SARI HAT'TI GENİŞLETİYOR

img
İŞGALCİ İSRAİL GAZZE'DE SARI HAT'TI GENİŞLETİYOR

Gazze Hükümet Medya Ofisi, İsrail işgal ordusunun "Sarı Hat" olarak adlandırılan bölgeyi sürekli genişleterek yürüttüğü sessiz ve sistematik suçu en sert ifadelerle kınadı.

Ofis, ateşkes anlaşmalarıyla bağlantılı geçici bir saha işareti olan "Sarı Hat"ın, Gazze Şeridi'nin daha fazla toprağını ilhak etmek, silah zoruyla yeni coğrafi ve demografik gerçeklikler dayatmak ve sivil halka karşı düzenli ve sürekli zorla göç politikası uygulamak amacıyla sömürgeci bir araca dönüştürüldüğünü, bunun da tüm uluslararası hukuk ve teamüllerin açık ihlali olduğunu belirtti.

Şihab'ın haberine göre, Gazze Hükümet Medya Ofisi yaptığı açıklamada, kasıtlı öldürme, zorla yerinden etme ve toprakların yasa dışı şekilde gasp edilmesini bir araya getiren bu bileşik suçun, uluslararası toplum ile Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşlarını ciddi gelişmeler karşısında sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdığını ifade etti.

Açıklamada, İsrail'in "Sarı Hat"ı, Gazze'nin geniş alanlarını izole edip tahrip etmeyi amaçlayan aşamalı bir politikanın örtüsü olarak kullandığı belirtilerek, son saha verilerine göre erişimi kısıtlanan bölgelerin Gazze Şeridi'nin toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 65'ine ulaştığı, bu oranın daha önce yüzde 53 olarak tahmin edildiği kaydedildi.

Son birkaç gün içinde askerî araçlar ve sarı beton blokların birçok eksende tehlikeli şekilde ilerlediğine dikkat çekilen açıklamada, Orta Gazze vilayetinde "Sarı Hat"ın batıya doğru 300 ila 350 metre kaydırıldığı, bunun Filistinli ailelere ait tarım arazileri ile konutların gasp edilip tahrip edilmesine yol açtığı, bazı evlerin ise işgal ordusunun mevzilerine yalnızca birkaç metre mesafede kaldığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, işgal güçlerinin Gazze vilayetinde yerleşim bölgelerinin derinliklerine ilerlediği, bunun siviller üzerinde ağır bir kuşatma oluşturduğu ve onlarca ailenin bombardıman, ölüm ve ateş tehdidi altında defalarca zorla göç etmek zorunda bırakıldığı belirtildi.

Kuzey Gazze vilayetinde "Sarı Hat"a bitişik bölgelerin açık askerî alanlara dönüştürüldüğü belirtilen açıklamada, demiryolu caddesinden Şeyh Zayed Kavşağı'na kadar tüm evlerin yerle bir edildiği, dev toprak setler ve gözetleme kuleleri inşa edilerek bölgenin keskin nişancı ve öldürme sahasına çevrildiği ifade edildi.

Hükümet Medya Ofisi, işgalin genişlemesinin yalnızca toprak gaspıyla sınırlı kalmadığını, buna doğrudan kanlı bir terörün de eşlik ettiğini belirterek, bu hatta yaklaşmanın sahada ölüm cezası anlamına geldiğini vurguladı. Saha ve uluslararası raporlara göre yalnızca bir hafta içinde (13-20 Temmuz tarihleri arasında) bu hattın yakınında 23 kişinin hayatını kaybettiği, ateşkesin başlamasından bu yana bu bölgelerde yaşamını yitirenlerin sayısının ise bin 165'i aştığı kaydedildi.

Açıklamada, işgal güçlerinin "Quadcopter" tipi insansız hava araçlarını sivilleri korkutmak, silah tehdidi altında zorunlu tahliye emirleri vermek ve evleri uzaktan patlatmak amacıyla kullandığı belirtildi.

Bu askerî genişlemenin hayati tesisleri de izole ederek ciddi bir hizmet ve çevre krizine yol açtığı ifade edilen açıklamada, belediye ekiplerinin yerleşim alanlarının yaklaşık yarısına ulaşamadığı, bunun da su kuyuları, kanalizasyon istasyonları ve ana kontrol merkezlerinin işletilmesini engellediği bildirildi.

Yüz binlerce yerinden edilmiş kişi ile sivilin dar alanlarda temel hizmetlerden mahrum şekilde yaşamaya zorlandığına dikkat çekilen açıklamada, bunun benzeri görülmemiş bir sağlık ve çevre krizini tetikleme riski taşıdığı ve bu durumun sorumluluğunun uluslararası topluma ait olduğu vurgulandı.

Hükümet Medya Ofisi, yaşananların sistematik saha ihlalleri aracılığıyla yürütülen bir işgal politikası olduğunu belirterek, İsrail'in askerî ve güvenlik kontrolünü sivillere yönelik sorumluluktan ayırmayı, geçici askerî varlığını uzun vadeli bir fiili duruma dönüştürmeyi ve 1967 sonrasında olduğu gibi güvenlik ve yerleşim düzenlemelerinin önünü açmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca İsrail'in, tam ve kademeli çekilmeyi öngören ateşkes anlaşmalarındaki yükümlülüklerinden tamamen kaçındığı belirtildi.

Açıklamada uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ve BM Güvenlik Konseyi, bu sistematik askerî genişlemeyi derhal durdurmak ve İsrail'i gasp ettiği topraklardan derhal çekilmeye zorlamak için acil müdahalede bulunmaya çağrıldı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ile insan hakları kuruluşlarından da "Sarı Hat"ın genişletilmesine eşlik eden sahada işlenen cinayetleri ve zorla yerinden etmeleri belgeleyerek bunları Filistin halkına karşı işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar dosyalarına dahil etmeleri istendi.

Hükümet Medya Ofisi, uluslararası toplumun bu ihlalleri "rutin olaylar" olarak değerlendirmesi konusunda uyarıda bulunarak, bu coğrafi ve demografik aşındırma politikasına sessiz kalmanın Gazze Şeridi'nin kuşatılmasına, boğulmasına ve öldürülmesine fiilen ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı.

Açıklamanın sonunda, özellikle çadırlarda ve sınır bölgelerinde yaşayan, bombardıman, yıkım ve ilerleyen ölüm makinesine rağmen topraklarına tutunmaya ve yaşam mücadelesi vermeye devam eden Filistin halkının direnişi selamlandı.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!