Dr. Abdullah Maruf, Silvan’ın Mescid-i Aksa’nın güneyindeki ana dayanak noktası konumunda olduğunu, burada yaşananların yalnızca beldeyi hedef almadığını, esasen Aksa’yı onu koruyan halk ve coğrafi doğal uzantısından koparmayı amaçladığını ifade etti.
Kudüs meseleleri üzerine araştırmacı olan Dr. Abdullah Maruf, Silvan beldesine bağlı Batn el-Hava Mahallesi’nde Filistinlilere ait evlerin yerleşimciler lehine zorla boşaltılmasının, Mescid-i Aksa’yı ele geçirmeyi ve onu Arap ve İslam çevresinden yalıtmayı hedefleyen daha geniş kapsamlı bir “İsrail” planının parçası olduğunu söyledi. Maruf, Şihab’a yaptığı açıklamada, Silvan’ın Mescid-i Aksa’nın güneyindeki ana dayanak noktası konumunda olduğunu, burada yaşananların yalnızca beldeyi hedef almadığını, esasen Aksa’yı onu koruyan halk ve coğrafi doğal uzantısından koparmayı amaçladığını ifade etti.
Bu politikaların Kudüs’teki Filistinliler tarafından gerçek bir karşılık görmeden sürmesi halinde, işgalin Silvan üzerinde tam kontrol sağlayacağını belirten Maruf, Batn el-Hava sakinleri ile Silvan’ın diğer mahallelerinin zorla göç ettirilmesinin başarıya ulaşmasının, Mescid-i Aksa’nın Cebel el-Mukabber ve çevredeki Filistin beldelerine uzanan güney çevresinden koparılmasına yol açacağını, bunun da işgale cami ve çevresi üzerinde neredeyse tam bir hakimiyet kazandıracağını vurguladı. Maruf, yaşananların tehlikeli bir Yahudileştirme projesinin ileri bir aşamasını temsil ettiğini belirterek, zorla tahliye ve göç politikalarına karşı koymak ve Mescid-i Aksa’nın güneydeki ilk savunma hattı olarak Silvan’ı korumak amacıyla Kudüs’te geniş çaplı Filistinli ve halk hareketliliği gerektiğini kaydetti.
www.kudusgunu.com