DR HASAN HATIR'DAN MESCİD-İ AKSA UYARISI

img
DR HASAN HATIR'DAN MESCİD-İ AKSA UYARISI

Dr. Hasan Hatır, Mescid-i Aksa'da mevcut Yahudi "bayramları" boyunca, öncesinde, bu ay ve önümüzdeki ay yaşananların, ilk kıble ve üçüncü harem-i şerifin geleceği açısından vahim yansımaların habercisi olan büyük ve tehlikeli bir gelişmeye tekabül ettiği konusunda uyardı.

Uluslararası Kudüs Merkezi Müdürü Dr. Hasan Hatır, Mescid-i Aksa'da mevcut Yahudi "bayramları" boyunca, öncesinde, bu ay ve önümüzdeki ay yaşananların, ilk kıble ve üçüncü harem-i şerifin geleceği açısından vahim yansımaların habercisi olan büyük ve tehlikeli bir gelişmeye tekabül ettiği konusunda uyardı. Hatır, Şihab Ajansı'na yaptığı açıklamada, bu tehlikeli tırmanışın, dün Cuma namazı sırasında "Babürrahme" (Rahmet Kapısı) Mescidi'ne baskın düzenlenmesi ve bugün baskınların artmasıyla açıkça görüldüğünü belirterek, Babürrahme'nin tarih boyunca Mescid-i Aksa'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu, yeni veya sonradan ortaya çıkmış bir yer olmadığını vurguladı.

Hatır, işgal askerlerinin silahlarıyla ve "İsrailli" kadın polislerin, videolarda görüldüğü şekilde mescide baskın düzenlemesinin, özellikle namaz saatinde, cemaat namaz kılarken ve silah taşıyan ile tamamen özgürce dolaşan gayrimüslim kadınlar aracılığıyla, sanki burası kutsallığına dokunulmaması gereken dini bir İslam eseri değil de bir futbol sahası, kafe veya umumi bir yer halindeymiş gibi mekanın kutsallığı vasfını ortadan kaldırma izlenimi uyandırdığına dikkat çekti. Hatır, bu eylemin, işgalin Babürrahme Mescidi'nin bir mescit, Aksa'nın bir parçası ve namaz kılınacak bir yer olmadığı mesajını verme girişimini barındıran tehlikeli mesajlar taşıdığını belirterek, bu eski ve yenilenen Yahudi ve "İsrail" emellerinin, mevcut aşırı sağcı işgal hükümetinin varlığından ve artan aşırılık seviyesinden faydalanarak mekanı kontrol altına almayı ve yeni bir vaka dayatmayı amaçladığını vurguladı.

Geçtiğimiz günlerin, İbrani Yılbaşı ve "Yom Kippur" (Kefaret Günü) ile eş zamanlı olarak Burak Meydanı'nda devasa kalabalıklara ve büyük bir yoğunluğa, Mescid-i Aksa'ya ise önceki dönemlere kıyasla neredeyse hiç kısıtlama olmaksızın katbekat artan baskınlara tanık olduğuna işaret etti. Günümüzdeki bu saldırılar, Mescid-i Aksa'nın avlularında yaşanan provokatif ritüeller ve İbrani bayramlarıyla aynı zamana denk gelmekte olup, Mescid-i Aksa'nın coğrafyası etrafında kenetlenme ve coğrafi ile mekansal bölünmeyi dayatma yönündeki telaşlı çabayı yansıtmaktadır. Bu bağlamda Hatır, El-Halil'deki İbrahim Mescidi'nde yaşananların da göz ardı edilmemesi çağrısında bulunarak, ezanın yasaklanması, namazın kısıtlanması ve tam kontrolün dayatılması yoluyla İbrahim Mescidi'nin Yahudileştirilmesinin, Mescid-i Aksa'nın Yahudileştirilmesinin birkaç adım önünde gittiğini belirterek iki mescitin maruz kaldığı şeyler arasında sıkı ve güçlü bir ilişki bulunduğunu vurguladı. Hatır'a göre bu veriler, Arap, İslam ve Filistin tepkilerinin sessizliği ve zayıflığı gölgesinde, önümüzdeki günlerde Mescid-i Aksa'yı bekleyenler hakkında son derece tehlikeli ve kaygı verici bir gösterge teşkil etmektedir.

www.kudusgunu.com 

 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!