Muhammed Muslih: “Lübnan’daki Lahd Ordusu nasıl sona erdiyse, bu milisler de aynı şekilde sona erecektir. Tarih, Gazze’nin hainleri ve işbirlikçileri dışlayan bir ortam olduğunu göstermektedir."
İsrail meseleleri uzmanı ve araştırmacı Muhammed Muslih, İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi’nde “işbirlikçi milisler” oluşturmasının yeni bir olgu olmadığını belirterek, bunun işgal yönetiminin daha önce Lübnan ve Suriye’de uyguladığı modelin bir tekrarı olduğunu söyledi. Muslih, bu modelin çıkar çevrelerinden, menfaat sahiplerinden ve sabıkalı kişilerden yararlanılarak hayata geçirildiğini ifade etti.
Muslih, Şihab Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, işgal güçlerinin Gazze’deki ağır insani krizi fırsata çevirdiğini ve savaş koşullarında cezaevlerinden serbest bırakılan ya da sabıkalı kişilerden bazılarını istihbarat ve güvenlik amaçlı görevlerde kullanmak üzere bünyesine kattığını belirtti.
Muslih’e göre işgal güçleri bu unsurlara hiçbir şekilde güvenmiyor; onları sıkı gözetim altında tutuyor ve yalnızca hava desteği ile doğrudan koordinasyon sağlandığında hareket etmelerine izin veriyor. Bu durumun, söz konusu kişilerin yalnızca vatandaşları rahatsız etmek ve yapay bir kaos ortamı oluşturmak için kullanılan araçlar olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Araştırmacı Muslih, bu olgunun “işgalin varlığıyla organik olarak bağlantılı” olduğunu ve sahadaki ya da siyasi koşullar değiştiğinde kaçınılmaz olarak ortadan kalkacağını söyledi.
Muslih, “Lübnan’daki Lahd Ordusu nasıl sona erdiyse, bu milisler de aynı şekilde sona erecektir. Tarih, Gazze’nin hainleri ve işbirlikçileri dışlayan bir ortam olduğunu göstermektedir. Hatta İsrail’in kendi iç raporları bile bu kişilerin artık işgal için stratejik bir kazanç değil, güvenlik yükü haline geldiğini ortaya koyuyor” dedi.
Toplumsal boyuta da değinen Muslih, Gazze’deki Filistinli ailelerin bu yaklaşımı reddettiğini ve bu tür faaliyetlere katılan kişilerle aralarına mesafe koyduğunu belirterek, onları mensup oldukları aileler için “bir utanç lekesi” olarak gördüklerini söyledi.
Bu kişilerin, mücadele mensuplarını kaçırarak ve işgal güçlerine istihbarat sağlayarak “ulusal ihanet” işlediklerini ifade eden Muslih, nihai akıbetlerinin ya takip edilmek, ya Filistin dışına kaçmak ya da kaçınılmaz sonlarıyla yüzleşmek olacağını vurguladı. İşgal güçlerinin desteğini çekmesinin ardından onları koruyacak hiçbir yer bulamayacaklarını belirtti.
Muslih, Gazze Şeridi’ndeki ulusal çevrelerin, gerek Filistinli gruplar gerekse aileler düzeyinde, bu olguyu tamamen ortadan kaldırmak için çalıştığını ve bunu nihayetinde yenilgiye uğrayacak olan işgal sisteminin bir parçası olarak gördüğünü sözlerine ekledi.
www.kudusgunu.com