İsmail Bekayi: 'ABD ister doğrudan ateşkesi ihlal eden taraf olsun, ister Lübnan’da Siyonist rejim aracılığıyla bunu gerçekleştirsin, sorumluluğu açıktır ve gerilimin tırmanmasının sonuçlarından ABD sorumlu olacaktır.'
ABD ister doğrudan ateşkesi ihlal eden taraf olsun, ister Lübnan’da Siyonist rejim aracılığıyla bunu gerçekleştirsin, sorumluluğu açıktır ve gerilimin tırmanmasının sonuçlarından ABD sorumlu olacaktır.
Qodsna'nın aktardığına göre, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bekayi, başlangıçta İsrail rejiminin Lübnan’a yönelik saldırıları hakkında şunları söyledi:
“Bölgemizde hiç kimse Siyonist rejimin ABD ile önceden koordinasyon ve iş birliği olmaksızın herhangi bir eylem gerçekleştirdiğine inanmıyor. ABD’nin, Siyonist rejime verdiği destek nedeniyle İran’a karşı savaş başlattığını göz ardı etmemeliyiz.
Şu anda ABD’nin saldırı ve savunma alanlarında rejimle koordinasyon içinde olduğuna dair bilgilere sahibiz. Siyonist rejimin ABD’nin sözünü dinlemediği yönündeki iddialar her zaman tartışılabilir; ancak ateşkesin tarafı olarak ABD’nin sorumluluğu açıktır. Bölgede gerçekleştirilen herhangi bir eylemde, ister ateşkesi doğrudan ABD ihlal etmiş olsun, ister Lübnan’da Siyonist rejim aracılığıyla gerçekleşmiş olsun, ABD’nin sorumluluğu kesindir ve gerilimin tırmanmasının sonuçları ABD’ye ait olacaktır.”
Bekayi, dün geceki saldırıların müzakerelere etkisine ilişkin bir soruya ise şu yanıtı verdi:
“Bu gelişmeler kuşkusuz şüpheleri artırmaktadır. Zaten şu anda ABD ile karşılıklı mesajlaşmalarımız derin bir güvensizlik ortamında sürüyordu. Bölgedeki rejimin eylemlerini ABD politikalarından ayrı değerlendirmek mümkün değildir. ABD’nin çelişkili tutumu ve kafa karıştırıcı açıklamaları diplomatik sürecin karmaşık hale gelmesine neden olmuştur. Son 24 saat içinde yaşanan bu gelişmeler mevcut düzensizliği daha da derinleştirecektir.”
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, savaşın seyriyle ilgili olarak şunları söyledi:
“Ulusal çıkarlarımız ve güvenliğimiz neyi gerektiriyorsa, o ölçüde gerekli adımları atacağız. Siyonist rejim ve ABD’nin saldırılarını her gün tekrarlamasına ve ardından sadece ateşkesin sürdürülmesine yönelik genel açıklamalarla yetinmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Sistemin tüm kurumları ve halkımız her türlü senaryoyla yüzleşmeye hazırdır.
Doğal olarak, dayatılan savaşı sona erdirmek amacıyla başlatılan diplomatik süreç, eğer müzakerelerin varlık nedeni herhangi bir şekilde zedelenirse bundan etkilenecektir. Diplomasi ile sahadaki mücadele birbirini tamamlayan iki unsurdur ve her ikisi de İran’ın çıkarlarını korumak için çalışmaktadır. Gerektiğinde silahlı kuvvetler devreye girecektir.”
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, medyada yer alan İsrail rejiminin ABD’ye karşı casusluk yaptığı yönündeki haberlerle ilgili olarak ise şunları söyledi:
“Siyonist rejimden hiçbir şey beklenmedik değildir. ABD’li yetkililerin Siyonist rejimin casusluk faaliyetlerinin hedefi olduğuna dair haberler herkesin dikkatini çekmektedir. Siyonist rejim, en küçük bir istikrar sağlayabilecek diplomatik süreçlere kesinlikle inanmaz.
Rejimin geçmişteki eylemlerine bakıldığında, her zaman açık şekilde yıkıcı bir rol oynadığı görülecektir. Bu mesele rejim ile ABD arasında çözülmelidir. Kamuoyu da bu haberlerden, diplomatik süreci sabote etmek için hangi yapının aktif olarak çalıştığına dair gerekli dersleri çıkaracaktır.”
Bekayi, Mısır’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne hava savunma sistemi sağladığı yönündeki haberlerle ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:
“Mısırlı dostlarımızın da bildiği gibi, itibar kazanmanın yolu dostu ve düşmanı doğru tanımaktan geçer; Siyonist rejimle karşı karşıya bulunan bir İslam ülkesini tehdit etmekten değil. Bu haberleri gördük. Mısır’la ya da bölgedeki herhangi bir ülkeyle hiçbir sorunumuz yoktur.
Ne yazık ki bazı bölge ülkeleri, topraklarının ve egemenliklerinin bir Müslüman ülkeye karşı suç işlenmesi için kullanılmasına izin verdiler. İslam dünyasının geleceği konusunda kaygı duyan tüm ülkelere tavsiyem, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde düşmanın değirmenine su taşımamalarıdır.”
Bekayi, İran’ın savaşa hazırlığıyla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Silahlı kuvvetlerimiz, İran’ın varlığını ve güvenliğini savunmak için nasıl hareket edeceklerini sahada göstermektedir.”
www.kudusgunu.com