Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, direnişin Lübnan’ı savunmaya devam edeceğini belirterek, “2 Mart öncesine dönmeyeceğiz, saldırılara karşılık vereceğiz ve geri adım atmayacağız” dedi.
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, yayımladığı açıklamada “İsrail düşmanının işgal altındaki topraklarımızın bir karışında dahi kalamayacağını ve halkımızın işgal altındaki Filistin ile olan güney sınırımızın son noktasına kadar topraklarına döneceğini” vurguladı.
El Meyadin'in haberine göre, Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, bugün yayımladığı açıklamada, İsrail düşmanının “işgal altındaki topraklarımızın bir karışında dahi kalamayacağını ve halkımızın işgal altındaki Filistin ile olan güney sınırımızın son noktasına kadar topraklarına döneceğini” belirterek, direniş halkına hitaben “Ey halkımız, nasıl birlikte direndiysek, birlikte yeniden inşa edeceğiz” dedi.
Şeyh Kasım, bugün Lübnan’da yaşananlara çözümün ve giriş kapısının, diğer tüm konulardan önce beş maddenin hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı. Bu maddelerin kara, deniz ve havadan saldırıların durdurulması, “İsrail”in işgal altındaki topraklardan çekilmesi, esirlerin serbest bırakılması, halkın tüm köy ve kasabalarına dönmesi ve yeniden imarın sağlanması olduğunu hatırlattı.
“Direniş sürüyor, güçlüdür ve yenilgiye uğratılamaz”
Şeyh Kasım, İsrail düşmanının “Amerikan zorba desteğiyle Hizbullah’ı, İslami direnişini ve direnişle bütünleşmiş onurlu halkı ortadan kaldırmaya oynadığını” ifade ederek, düşmanın suç, komplo ve yöntem olarak başvurmadığı hiçbir yol bırakmadığını, ancak 23 Eylül 2024’te başlayan “Ulu’l-Ba’s” savaşından bu yana bunu başaramadığını söyledi.
Düşmanın belirleyici beklentisinin geçen 2 Mart’ta olduğunu belirten Şeyh, mücahitlerin “Yenilmiş Ekin” savaşıyla buna karşılık verdiğini, bunun da düşmanı, destekçilerini ve tüm dünyayı direnişçilerin direnci, cesareti ve gücü karşısında şaşkına çevirdiğini dile getirdi.
Şeyh Kasım ayrıca, savaş yöntemlerindeki çeşitlilik ve etkinlik, savaşın iyi yönetimi ve kontrolü ile halkın direniş etrafında kenetlenmesi ve büyük fedakârlıklar ile yerinden edilmeye katlanmasının savaşın temel unsurları olduğunu ifade etti.
Bu direnişin düşmanı çıkmaza sürüklediğini belirten Şeyh Kasım, “Bu direniş sürüyor, güçlüdür ve yenilgiye uğratılamaz” dedi.
“Yönetimin tavizi bedelsiz ve aşağılayıcıdır, halka dönmelidir”
“Bu fedakârlık ve onur ortamında, düşmanın yenilgiye uğratıldığı bir tabloda” Lübnan yönetiminin “gereksiz, aşağılayıcı ve karşılıksız bir tavize hızla yöneldiğini” belirten Şeyh Kasım, bunun tek gerekçesinin hiçbir karşılık olmadan boyun eğmek olduğunu söyledi.
Hizbullah Genel Sekreteri, düşmanla doğrudan müzakereleri kesin şekilde reddettiklerini yineleyerek, yönetime hitaben “Performansınız ne Lübnan’a ne de size fayda sağlar. İsrail ve ABD’nin sizden istediği sizin elinizde değil, sizin onlardan istediğiniz ise size verilmeyecek” dedi.
Şeyh Kasım, bu yönetimin Lübnan’ın haklarından feragat ettiği, topraklardan vazgeçtiği ve direnişçi halkla karşı karşıya geldiği sürece devam edemeyeceğini belirterek, yönetimin halkına dönmesi ve tüm kesimleri etrafında toplaması gerektiğini vurguladı.
Yönetimin bugün sorumluluğunun “Lübnan’ı istikrarsızlığa sürükleyen ağır hatalarından geri dönmek” olduğunu belirten Şeyh Kasım, doğrudan müzakerelerin durdurulması ve dolaylı müzakerelere yönelinmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca yönetimin, direnişi ve halkını suç sayan 2 Mart tarihli kararını iptal etmesi gerektiğini belirten Şeyh Kasım, böylece iç diyalogun ülke çıkarları temelinde ilerleyebileceğini söyledi.
“Silahtan vazgeçmeyeceğiz”
Şeyh Kasım, sorunun saldırı olduğunu, direnişin ise buna bir tepki olduğunu belirterek, direniş silahının varlığının saldırıyı püskürtmek için olduğunu ve bu aşamada savunma niteliği taşıdığını vurguladı.
Silahı bırakmayacaklarını yineleyen Şeyh Kasım, “Sahada direnişin Kerbela benzeri fedakârlıklara hazır olduğu kanıtlandı. Bu büyük bedeller, özgürlük ve onurlu yaşamın karşılığıdır” dedi.
“Ateşkes İran olmasaydı gerçekleşmezdi”
Şeyh Kasım, “teslimiyet çağrısı yapanları” eleştirerek, onların hedef alınmadıklarını ve başkalarının bedeli üzerinden hareket ettiklerini söyledi ve ulusal birlik çağrısında bulundu.
Ateşkesin İran’ın Pakistan’daki görüşmelerdeki rolü sayesinde gerçekleştiğini belirten Şeyh Kasım, “İran’a teşekkürler” dedi.
Şeyh Kasım, ateşkesin herhangi bir arabulucudan gelmesi halinde kabul edilmesi gerektiğini, ancak Lübnan adına kimsenin şart belirleyemeyeceğini ifade etti.
Ayrıca, işgal güçlerinin Beyrut ve Lübnan’a yönelik yoğun saldırılarını hatırlatan Şeyh Kasım, buna rağmen ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Lübnan adına açıklama yapmasını eleştirdi.
“2 Mart öncesine dönmeyeceğiz”
Hizbullah Genel Sekreteri, direnişin Lübnan’ı savunmaya devam edeceğini belirterek, “2 Mart öncesine dönmeyeceğiz, saldırılara karşılık vereceğiz ve geri adım atmayacağız” dedi.
Düşmana hitaben “Ne isterseniz tehdit edin, sahadaki Allah’ın adamları boyun eğmez” ifadelerini kullanan Şeyh Kasım, tüm ulusal güçlerle birlikte hareket edeceklerini belirtti.
Direnişin şehitlerin kanını boşa çıkarmayacağını vurgulayan Şeyh Kasım, bu kanın emanet olduğunu ifade etti.
Direnişin sürekliliğinin üçlü temeli: iman, irade ve güç
Şeyh Kasım, direnişin imkânlarının zamanla sınırlı olmadığını, iman, irade ve güç üçlüsüne dayandığını belirtti.
Mücahitlerin direncine ve halkın büyüklüğüne dikkat çeken Şeyh Kasım, bunun sınırsız bir kapasiteyi ortaya koyduğunu ifade etti.
Açıklamasının sonunda, Lübnan’a destek olan herkese açık olduklarını belirten Şeyh Kasım, düşmanın hedeflerine hizmet eden hiçbir tarafın kabul edilmeyeceğini söyledi.
www.kudusgunu.com