Filistin Alimler Birliği Lübnan Kudüs Dosyası Sorumlusu Şeyh Ali el-Yusuf, Mescid-i Aksa’nın üst üste 19. gündür kapatılmasının Müslümanların duygularını ve kutsallarını hedef alan tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir tırmanış olduğunu ifade etti.
Filistin Alimler Birliği Lübnan Kudüs Dosyası Sorumlusu Şeyh Ali el-Yusuf, Mescid-i Aksa’nın üst üste 19. gündür kapatılmasının ve özellikle Ramazan ayının son günlerinde cuma namazı kılınmasının engellenmesinin, Müslümanların duygularını ve kutsallarını hedef alan tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir tırmanış olduğunu ifade etti.
El-Yusuf, Şehab Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, cuma namazının üst üste ikinci hafta yasaklanmasının, işgal makamlarının güvenlik önlemleri ve ibadet edenleri koruma bahanesiyle yürüttüğü histerik bir durumu yansıttığını belirterek, bu uygulamaların Mescid-i Aksa üzerinde tam kontrol sağlama yönündeki açık bir planın parçası olduğunu savundu.
Yaşananların, tehlikeli planları hayata geçirmek amacıyla yürütülen Yahudileştirme girişimlerinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan el-Yusuf, işgal yönetiminin başta Mescid-i Aksa’nın enkazı üzerine sözde Süleyman Mabedi’ni inşa etmek olmak üzere kendi hedeflerine hizmet edecek yeni bir emrivaki dayatmaya çalıştığına dikkat çekti. El-Yusuf, bugün tanık olduğumuz kapatma ve namazın engellenmesi durumuna bayram namazının yasaklanması tehdidinin de dahil edilmesi, Müslümanların ibadet hakkına yönelik açık bir saldırıdır diyerek, uluslararası sessizlik ortamında bu uygulamaların sürmesinin doğuracağı tehlikeler konusunda uyarıda bulundu.
Çağrısı kapsamında, İslam ümmetinin bugün Mescid-i Aksa’yı savunmak için tek bir vücut halinde ayağa kalkması bir görevdir diyen el-Yusuf, murabıtların Mescid’in kapılarında, özellikle de Zahire Kapısı’nda kıldıkları teravih namazlarının İsrail’in uygulamalarına karşı bir direniş örneği teşkil ettiğini kaydetti.
Kısıtlamalara rağmen genç grupların ibadetlerini sürdürdüğünü ve çelik gibi bir iradeyle göğüslerini siper ederek işgal güçlerine meydan okuduğunu belirten el-Yusuf, bunun büyük Yahudileştirme projesini durdurma çabası olduğunu ifade etti. Geçmiş tecrübelerin halkların İsrail planlarını boşa çıkarma gücünü kanıtladığına değinen el-Yusuf; birlik ve toplumsal dayanışma sayesinde elektronik kapılar ve tehcir girişimleri gibi uygulamaların daha önce engellendiğini hatırlattı. Mevcut sürecin geniş çaplı bir harekete geçmeyi gerektirdiğini vurgulayan el-Yusuf, Aksa’nın sesinin en gür şekilde çıkması ve İslam ümmetinin vicdanındaki yerinin korunması için bu politikalara karşı topyekûn bir intifada çağrısında bulundu.
www.kudusgunu.com