Uluslararası Kudüs Vakfı Başkanı Dr. Hasan Hatır, aşırı sağcı Tapınak gruplarının Mescid-i Aksa’da uygulamaya koymayı hedeflediği tehlikeli planlar konusunda uyarıda bulundu.
Dr. Hasan Hatır, söz konusu grupların, işgal makamlarının İran’la savaş gerekçesiyle ilan ettiği olağanüstü hal bahanesiyle Ramazan ayında Mescid-i Aksa’nın kapatılması kararından yararlanmaya çalıştığını belirtti.
Hatır, Şihab Ajansı’na yaptığı özel basın açıklamasında, Tapınak gruplarının Ramazan ayında Aksa’nın kapatılmasını kendi baskıları sonucu elde edilmiş “büyük bir başarı” olarak gördüklerini söyledi. Bu grupların şimdi bundan daha ileri giderek, benzeri görülmemiş bir şekilde kapatma nedeniyle namaz kılanların bulunmamasını fırsat bilip Mescid-i Aksa içinde Pesah Bayramı kurbanlarını sunmaya çalıştıklarını ifade etti.
Hatır, bu adımın son derece tehlikeli bir gelişme olduğunu ve aşırılık yanlısı grupların on yılı aşkın süredir sürdürdüğü bir planın parçası olduğunu belirtti. Söz konusu plan kapsamında bu grupların hayvan kurbanlarını ya da onların bazı parçalarını Mescid-i Aksa’ya sokmaya çalıştığını, ancak bu girişimlerin her seferinde caminin muhafızları ve namaz kılanların dikkati sayesinde engellendiğini kaydetti.
Mevcut koşulların, yani mescidin tamamen kapatılmış olmasının ve İsrail polisinin başındaki yönetimin bu grupların fikirlerini benimsemesinin, daha önce bu planın uygulanmasını engelleyen kırmızı çizgilerin aşılmasına yol açabileceğini dile getiren Hatır, aşırılık yanlılarının son yıllarda sosyal medya ve propaganda videoları aracılığıyla Aksa içinde kurban kesme fikrini yaygınlaştırmaya çalıştıklarını, bunun da kendi tabanları arasında giderek normalleşen bir düşünce haline geldiğini söyledi.
Hatır ayrıca, bu planlar karşısında ciddi Arap ve İslam dünyası tepkilerinin görülmemesinin de kaygı verici olduğunu belirtti. Bu benzeri görülmemiş sessizliğin aşırılık yanlısı gruplara projelerini hızlandırmaları ve Mescid-i Aksa’da yeni bir fiili durum dayatmaları için adeta yeşil ışık yaktığını ifade etti.
Hatır, Mescid-i Aksa’nın yanı sıra El Halil’deki İbrahim Camii’nin de Ramazan ayında kapatılmasının, İran’la savaş ve güvenlik gerilimleri gerekçe gösterilerek Müslümanların güvenliğini koruma iddiasıyla savunulduğunu belirtti. Buna karşın Yahudilerin kendi bayramlarını kutlamaya ve kutsal şehirde toplanmaya devam ettiğini, bunun için kayda değer herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadıklarını dile getirdi.
Mescid-i Aksa ve İbrahim Camii’nin kapatılması kararının Müslümanlara danışılmadan ve onların dini kurumlarının onayı alınmadan alındığını belirten Hatır, bunun yetki aşımı anlamına geldiğini ve İslami kutsal mekânlar ile Müslümanların dini ibadetleri üzerinde doğrudan kontrol kurma girişimi olduğunu söyledi. Bu durumun Müslümanların görüşlerini hiçe saydığını belirten Hatır, söz konusu uygulamanın işgal altında kutsal mekânlar üzerinde yeni bir kontrol aşamasının kapısını aralayabileceği uyarısında bulundu.
İsrail işgal güçleri, İran’la savaşın ardından ilan edilen olağanüstü hal gerekçesiyle Mescid-i Aksa’yı 10 gündür kapalı tutuyor. Bu kapsamda ibadet edenlerin mescide girişini neredeyse tamamen engelleyen işgal güçlerinin bu adımı, özellikle Ramazan ayında benzeri görülmemiş bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
İşgal güçleri ayrıca Kudüs’ün Eski Şehir bölgesi çevresinde sıkı güvenlik önlemleri uyguladı, askeri kontrol noktaları kurdu ve birçok giriş noktasını kapattı.
Aynı bağlamda aşırı sağcı “Tapınak” grupları son günlerde sosyal medya üzerinden geniş çaplı bir kışkırtma kampanyası başlatarak Yahudilerin Pesah Bayramı ile eş zamanlı olarak Mescid-i Aksa avlularında “Pesah kurbanı” kesme ritüellerinin gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.
Bu gruplar, destekçilerini kurbanları mescide sokmaya ve içeride kesmeye hazırlanmaya çağıran afişler ve propaganda videoları yayımladı. Açıklamalarda, mescidin kapalı olması ve namaz kılanların bulunmamasının mevcut koşulları “tarihi bir fırsat” haline getirdiği ileri sürüldü. Söz konusu grupların bu hedefi yıllardır takip ettiği ve Mescid-i Aksa’da Yahudi dini ritüellerini dayatmayı ve Harem-i Şerif’te yeni bir fiili durum oluşturmayı amaçladığı ifade edildi.
www.kudusgunu.com