MUHAMMED CAN YAZDI: KİBİR İMPARATORLUĞUNUN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ DÜNYA

img
MUHAMMED CAN YAZDI: KİBİR İMPARATORLUĞUNUN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ DÜNYA

Rast haber yazarı Muhammed Can: Başlayan bu değişim ve dönüşüm, İslam inkılabı ile birlikte tarihte yerini almak için miadını tamamlayan Şiilik-Sünnilik gibi klasik kavramlara kurban edilemeyecek kadar büyük bir medeniyetin gelişidir.

Bismirrabbihi Şuheda!

‘‘Bu makale, geleceğe dair ipuçları içerir.’’

Direnişin büyük komutanı Şehit Nasrullah; çeyrek asır(25 Mayıs 2000) önce, o büyük ve tarihin kaderini değiştiren ‘‘İslam ümmeti için yenilgi dönemi kapanmıştır.’’ cümlesini ifade ettiği gün, bu günlerin geleceğini tahmin eden biri olarak yazıyorum. Nitekim 26 Ekim 2014 tarihli ‘‘Ortadoğu da değişen dengeler-ABNA.ir’’ adlı yazıda, bugünlere dair ipuçlarına değinilmişti. Ki bu süreç aslında İslam İnkılabının zafere ulaştığı ilk günden başlamıştı…

Bu savaş; birinci ve ikinci dünya savaşları gibi batılı milletlerin ve hassaten Yahudilerin çıkar savaşı gibi bir savaş değildir! Bu savaş; ABD Dışişleri bakanı Rubio’nun da itiraf ettiği gibi ‘‘İran’la savaşıyoruz çünkü onlar on ikinci imam Mehdi’yi geri getirmeleri gerektiğine inanıyorlar. Bu siyasi bir savaş değil, KIYAMET savaşıdır.’’

Bu savaş, yerküre de Tanrılık taslayan ABD ve mazlum milletleri kapital sistem adına sömürerek, zorla kendi mamon tanrıcıklarına itaat ettirmek isteyen ‘Epstien birleşik Siyonist liderler’ ’in, birlikte yeryüzünün en Şerefli insanını Şehit ederek, onun ülkesi adına, İslam’a karşı başlattığı kıyamet savaşıdır.

Ve ama İran; savaşın daha 10. Gününde ABD’yi, onun ve batının Gayr-i meşru çocuğu olan Siyonist İsrail’i, korkunç şekilde, hiçbir devletin cesaret edemeyeceği hatta hayal bile edemeyeceği bir karşılıkla vurarak küçük düşürdü. İran’ın vaat ettiği gibi İsrail haritadan silindi-silinecek!

Düşünebiliyor musunuz?

Hangi devlet, dokunulmazlık zırhına bürünmüş ABD kibir imparatorluğu tanrısına karşı çıkma cesaretinde bulunabilir?

Hangi devlet, yenilmezlik zırhına bürünmüş Siyonist İsrail’in zırhını füzeleriyle delebilir?

Böyle bir savaşı değil sahada gerçekleşmesini, kurgu bile olsa filimler de bile göremediniz!

Görmediniz, çünkü bunu hayal edip kurgu dahi olsa sinemaya aktarabilecek bir senarist bulamazsınız! Bu senaryoyu yazabilecek biri çıksa da onu sahneye aktarabilecek cesarette bir yönetmeni asla ve asla bulamazsınız!

Ve ama filim değil, gerçeğe dönüştü. 47 yıl boyunca devrimin ilk gününden bugüne kadar ambargo altına alınan, adeta dünyadan tecrit edilen İran bunu gerçekliğe dönüştürerek süper güç olmakla övünenleri vurdu ve önce zırhlarını deldi sonra parçaladı!

Sadece bölgede değil, küresel sahada da yeni bir güç ortaya çıktı. İslam inkılabı öncülüğünde, büyük İslam medeniyetinin gücü!

Keşmir’den Cibuti’ye kadar Aral Denizinden, Süveyş kanalına, dahası büyük Afrika kıtası ile birlikte dönüşüme başlayan küresel İslam medeniyetinin değişim ve dönüşümü başladı.

Başlayan bu değişim ve dönüşüm, İslam inkılabı ile birlikte tarihte yerini almak için miadını tamamlayan Şiilik-Sünnilik gibi klasik kavramlara kurban edilemeyecek kadar büyük bir medeniyetin gelişidir. Bu kavramlar(Şiilik-Sünnilik)’ın iflas ettiğini, bugüne kadar anlayamamışlara da imam Hamenei’nin yüce şehadet makamı, hüccet olarak yeterlidir!

Savaşın ilk aşamasına olmamıza rağmen, on günlük getirilerine dair (Doğu Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarına değinmeden) bazı anekdotlar sunacağım.

1-Çin, Rusya ve Kore güzellemeleri ile bu kıyamet savaşımızı küçük düşürmek isteyen kalça küreği kırık entel dantellere söylenecek bir vagon dolusu sözüm olsa da bu hakkımı savaş sonrasında kullanacağım!

2- 1991’deki 1. Körfez savaşı ile birlikte bölgeye yayılan, askeri yığınak yapan Amerika, 35 yıl boyunca başardım dediğinin tamamını savaşın ilk 4 günde kaybetti.

3- Arap kabile devletçiklerinin, yaklaşık bir asırlık petrol satışından elde ettikleri servetin verdiği şımarıklık üstüne kurdukları görece refahın sonu geldi.

4- Toplama akıldan oluşan ABD’nin son iki yüz yıllık güç ve teknolojisinin, 5000 yıllık kesintisiz kadim arya aklı ile Ehl-i Beyt ahlakının bileşkesinden oluşan güce karşı adeta güneş altındaki  kartopu gibi eridiğini gördük.

5- MAGA(Make America Great Again) hayali kuran Sömürü sisteminin Kibirli Tanrısı Trump’un, 47 yıllık ambargoya rağmen küçümsediği İran karşısında düştüğü çukurdan, kendisini korumak adına keklik avcılığından başka bir yeteneği olmayan Keleşli Kürtlere dahi muhtaç olduğunu gördük!

6- ABD’nin, okyanus üstündeki 51. Eyaleti olmakla övündüğü Abraham Lincon’un, İran darbelerinden korunmak adına işgal etmek istediği körfezden nasıl kaçtığını gördük.

7- 13 milyar dolarlık Gerald R. Ford uçak gemisinin, İran’ın tokatından kaçmak isteyen Siyonistleri kurtarmak için Süveyş’ten kızıl denize geçerken,  2. Dünya savaşında Almanya’nın Hamburg limanından gemilere bindirilip, Filistin’e misafir olarak gelenlerin ne kadar uzun kaldıklarını hatırlatırım!

8- İran; savaşın birinci haftasında, 1. ve 2. dünya savaşı sonrasında güç-bela, zar-zor kurulup oturtulmuş bir sistemin(Kapitalizm ve korsan İsrail devleti) bel kemiğini kırdı, beynini dağıttı. Felç oldular. Bu saatten sonra kapital sistem yaşasa da ölüme terk edilen felçli bir hastaya dönüştü.

9- Kızıl Şehadet çizgisinin Arya havzası çocukları öncülüğünde, İslam’ın ilk yıllarındaki Muhammedi berraklığı yeniden tesis etme süreci Bahreyn’de başladı. Bu süreç, domino etkisi ile körfezin minik şehir devletçiklerinde devam edip Yemen’e kadar uzanacaktır.

10- Dünya; Pedofil sapıkları ve onların dostlarının yükünü sırtından atmaya kararlı. Sıra Epstein birleşik devletleri elçiliği görevinden firar edecek bedevi Arap liderlerin, iltica etmek için kimlerin kapısını çalacağındadır?

11- Lübnan, Ürdün, Filistin yakın gelecekte yeni bir statü(Yönetim yetkileri Hizbullah ve Hamas’a verilebilir) ile tek parçaya dönüşecek.

12- Özelde İslam dünyası ve genelde küresel ölçekte, vicdanı, aklı, kalbi, doğrudan, iyiden ve güzellikten yana olan insanların, Ehl-i Beyt İslam’ını temsil eden Veliyy-i Fakih’e, daha bir teveccühle yönelip, Öz İslam’la tanışma süreci başlayacaktır.

 13- Irak-Şam Haşt-i Şaabi’…

Sair maddeler…

Kibirli Haydutların ve Siyonist teröristlerin, 28 Şubat 2026’daki terör saldırısı ve savaşı ile birlikte bölgede ciddi tarihi bir kırılma yaşanıyor. Bu kırılma, küreselleşecek olan büyük savaşın fitilini ateşledi. Ama aynı zamanda yeni ve bu defa insani ve ilahi bir medeniyetin küreselleşmesine dönüşecek bir savaştır.

Aksi bir durumda, yani İslam’ın kalesi olan İran’ın yenilgisi ile sonuçlanırsa, yeryüzünde Allah’a tapanların tamamen yok edilmesi anlamına gelir. Bu cümle salt duygusal bir cümle olarak okunmasın.

Şunu da söyleyeyim ki bugün imanın tamamı, küfrün tamamına karşı savaşıyor. Bu savaşı böyle anlamak lazım. Yani Uhud’ta, Hendek’te Bedir’de yapılan savaşların tezahürüdür. Hendek savaşında İmam Ali a.s’ın, Amr Bin abd-i vud’a karşı çıkışı ile İran İslam Cumhuriyeti’nin bugün Amerika küresel kibir terör devletine karşı ki çıkışı aynısıdır.

Burada son söz olarak; birkaç sözüm de İslam dünyasındaki liderlere dir. Şayet insanlık tarihinin geleceğini belirleyen bu büyük savaşta(3. Dünya savaşı, Armageddon-Melhame-i Kubra adına ne derseniz)  düşmanın safında yer alırsanız, ne mazlumlar, ne tarih ve ne de Allah, sizi affetmeyecektir. Tarih, şu anda Hak ve batıl adına Kerbela’daki gibi yeniden yazılıyor. Hüseyni’ler ve yezidiler olarak safınızı belirleyeceksiniz. Hüseyini misiniz, Yezidi misiniz? Bu iki kimlikten birine sahip olduğunuza ben karar verecek değilim. Bu karara, bu iki kimlikten birini seçmeyi, gelecekte tarihe, çocuklarınız ve torunlarınız adına, not düşme hakkı sizde!

‘‘…Zulmedenler yakında nasıl bir inkılapla devrileceklerini görecekler’’

Vesselam

Muhamed CAN

09-03-2026

kaynak: rasthaber



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!