Usame Hamdan, Endonezya hükümetine şunu söyledim: “Herhangi bir uluslararası gücün sınırlar üzerinde tarafsız bir rolle yetinmesi, Filistin halkının iradesine aykırı bir tutum almaması ya da İsrail işgalinin yerine geçmemesi gerekiyor.”
El Cezire'nin haberine göre, Hamas, istikrar güçleri ve silah teslimine ilişkin müzakerelere dair tutumunun ayrıntılarını açıkladı
İslami Direniş Hareketi Hamas’ın önde gelen isimlerinden Usame Hamdan, Filistinlilerin herhangi bir taraftan gelecek her türlü vesayeti reddettiğini yineleyerek, Gazze Şeridi’ne gelecek herhangi bir uluslararası gücün görevinin yalnızca sektör sınırlarıyla sınırlı olması gerektiğini, İsrail saldırganlığını engellemek ve ateşkes ihlallerini durdurmakla yetinmesi, Gazze’nin iç işlerinin yönetimine müdahil olmaması gerektiğini vurguladı.
Hamas Endonezya Hükümetiyle Temas Kurdu
Hamdan’ın açıklamaları, Endonezya’nın Gazze Şeridi’nde istikrar gücü kapsamında birkaç bin asker gönderme açıklamasına ilişkin olarak El Cezire Mubasher’de yayımlanan “el-Mesâiyye” programına verdiği yanıtta geldi.
Hamdan, Hamas’ın Endonezya hükümetiyle doğrudan temas kurduğunu belirterek, “Herhangi bir uluslararası gücün sınırlar üzerinde tarafsız bir rolle yetinmesi, Filistin halkının iradesine aykırı bir tutum almaması ya da İsrail işgalinin yerine geçmemesi gerektiğini” kendilerine ilettiklerini söyledi.
“Bu mesajı Endonezyalı taraflardan net biçimde duydum; Gazze içinde herhangi bir İsrail gündeminin uygulanmasında taraf olmayacaklarını, görevlerinin Filistinliler ile işgal güçleri arasında ayrım sağlamak ve saldırganlığı engellemekle sınırlı olacağını, halkın işlerine müdahil olmayacaklarını teyit ettiler” dedi.
Filistinli Gruplar İdari Komiteyi Destekliyor
Hamdan, Hamas da dahil olmak üzere Filistinli grupların Gazze’nin idaresi için kurulan idari komiteyi destekleme konusunda kararlı olduklarını, uluslararası güçlerin Filistin halkının iradesini hedef almak ya da direnişle yüzleşmek için kullanılmasına yönelik her türlü girişimin kesin olarak reddedileceğini vurguladı.
New York Times’ın direnişin silahsızlandırılmasına ilişkin taslağına dair bir soruya yanıt veren Hamdan, “Filistin silahı meselesi işgalin varlığı ve sona ermesiyle ilgilidir. Filistin direnişi 1917’den bu yana toprağın geri alınması ve ulusal özgürlüğün sağlanması ilkesine bağlıdır” dedi.
Hamdan, “Bu silah, uluslararası hukuk ve Filistin halkının iradesi gereği meşrudur; başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devleti hedefini gerçekleştirmeden bırakılmayacaktır” diye konuştu.
Direnişin Silahı Meşru Bir Haktır
Hareketin bazı yöneticilerinin silahın belirli bir süre dondurulması fikrine ilişkin açıklamalarına da değinen Hamdan, “Silahın dondurulması ya da yıllara yayılan bir ateşkesle ilgili her türlü söz yalnızca siyasi bir tartışmadır. Hamas bu konuyu resmi politika olarak benimsemedi; çünkü direnişin silahı ulusal ve meşru bir haktır, pazarlık konusu yapılamaz” dedi. Bu tür açıklamaların İsrail’e Gazze’yi işgal etmeyi sürdürmesi için gerekçe verebileceği yönündeki değerlendirmelere karşılık Hamdan, “İsrail gerekçeye ihtiyaç duymuyor; 1948’den bu yana halkımıza karşı soykırım uyguluyor. Bizim öncelikli talebimiz, herhangi bir tartışmadan önce İsrail’in çekilmesi ve işgal güçleri ile Filistinliler arasında ayrım yapacak, ateşkes ihlallerini engelleyecek uluslararası güçlerin sınırda konuşlandırılmasıdır” ifadelerini kullandı. Hamdan, Filistin direnişinin ABD Başkanı Donald Trump’ın Şarm eş-Şeyh’te sunduğu belgenin ilk dört maddesini imzaladığını, bu maddelerin savaşın durdurulması, esir takası, insani yardımın girişine izin verilmesi ve işgal güçlerinin sarı hatta kadar çekilmesi, daha sonra da Gazze Şeridi sınırlarına tam çekilme vaadini içerdiğini belirtti. Ancak İsrail işgalinin bu aşamanın uygulanmasını engellediğini, tıbbi yardımların girişini önlediğini, hastaneler ile belediye kurumlarının yeniden işler hale getirilmesini aksattığını ve uluslararası mutabakata rağmen idari komitenin girişine izin vermediğini kaydetti.
Netanyahu'nun Barış Konseyine Seçilmesi Trajikomik Bir Karar
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Uluslararası Barış Konseyi’ne kabul edilmesine ilişkin değerlendirmesinde Hamdan, kararı “çağın trajikomik örneklerinden biri” olarak nitelendirdi. Netanyahu’nun Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım suçlamalarıyla arandığını vurgulayan Hamdan, bu konseyde kabul edilmesinin bölgedeki barışın ne anlama geldiğine dair soru işaretleri doğurduğunu söyledi. İki yıllık saldırıların ardından direnişin silahının değerini sorgulayanlara yanıt veren Hamdan, Filistinlilerin tarihinin “silahın teslim edilmesinin Sabra ve Şatila katliamı gibi katliamlara yol açtığını öğrettiğini, direnişin Filistinlilerin hayatını ve topraklarını korumanın tek güvencesi olduğunu” ifade etti. Filistin haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını belirten Hamdan, halkın kanı üzerinden siyaset yapmaya çalışanların gerçeği anlamakta başarısız olduğunu dile getirdi.
İsrail ABD'yi İran'a Karşı Kışkırtıyor
ABD-İsrail arasında direniş ekseni ve İran’a ilişkin yürütülen müzakerelere değinen Hamdan, istikrarsızlığın kaynağının İsrail olduğunu, ABD’yi İran’a saldırmaya ve bölgede gerilimi tırmandırmaya teşvik ettiğini, birçok Arap ülkesinde işgalini genişletmeyi hedeflediğini söyledi. Gerçek çözümün ise işgalle doğrudan yüzleşmek ve Filistin direnişini desteklemekten geçtiğini vurguladı.
Direnişi Sürdürüyoruz
Direnişin ayakta kalma kapasitesine ilişkin bir soruya yanıtında Hamdan, “Önce Allah’a, ardından gerçekliğin değerlendirilmesine dayanıyoruz. Hedeflerimizi okuyor, büyük kayıplara rağmen direnişi sürdürüyoruz ve gelecek aşamayı bilgelik ve planlamayla yönetmeye çalışıyoruz. Siyonist varlığın yenilgisi imkânsız değildir; ancak zaman, çaba ve örgütlenme gerektirir” dedi. Hamdan, Doha, Kahire ve Ankara arasında yapılan temasların anlaşmaların uygulanmasına yönelik net mutabakatlara ulaşma ve Filistin iç istikrarını sağlama çabalarının parçası olduğunu belirterek, işgalin Filistin yönetimi ya da grupların herhangi bir rolünü engellediğini, işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hakimiyetini sürdürmek istediğini, bu nedenle arabulucularla temasın Filistin haklarının hayata geçirilmesi için sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
Mahmud Abbas’ın kararıyla Filistin anayasasının çıkarılacağına dair açıklamalara ilişkin olarak Hamdan, Hamas’ın Filistin anayasası taslağına dair resmi tutumunu açıklayacağını belirtti. Meselenin hareketle istişareyle ilgili olmadığını, bu kararları alanların meşruiyeti ve iktidarın özgürlük, demokrasi, eşitlik ve şeffaflık temelinde el değiştirmesini sağlayacak gerçek bir siyasi sistemin tesis edilmesine yönelik iradeyle bağlantılı olduğunu ifade etti.
www.kudusgunu.com