Türkiye’de Direniş Cephesi dostları, İstanbul’daki ABD Konsolosluğu önünde İran’a ve bölgedeki direnişe destek vermek amacıyla bir araya geldi.
Qodsna'nın aktardığına göre, Türkiye’de bir grup Direniş Cephesi dostu pazar günü İstanbul'da ABD Konsolosluğu önünde toplanarak İran halkına ve direniş cephesine desteklerini ilan etti.
Vatandaşları ile siyasi ve sosyal aktivistlerin katılımıyla düzenlenen gösteride, katılımcılar İran, Türkiye, Filistin ve Hizbullah bayrakları ile destek içerikli sloganların yer aldığı pankartlar taşıyarak iki halk arasındaki köklü ve derin tarihî, kültürel ve bölgesel bağlara vurgu yaptı. Göstericiler, “Ümmetiz, kardeşiz ve kazanacağız”; “Direniş cephesi, ümmetin cephesidir”; “Kahrolsun Amerika” yazılı pankartlar taşıdı. Gösteride “Kahrolsun Amerika” ve “Kahrolsun İsrail” sloganları en sık atılan sloganlar arasında yer aldı. Başta İncirlik ve Kürecik olmak üzere Türkiye’deki ABD ve NATO üslerinin kapatılması da göstericilerin sloganlar eşliğinde dile getirdiği talepler arasında yer aldı.

Gülsüm Süslü tarafından okunan basın açıklaması şu şekilde:
FİRAVUN AMERİKA'NIN SÜRMEKTE OLAN KÜSTAHÇA SALDIRILARINA KARŞI, İNSANLIK VİCDANI ADINA, ÜMMETİMİZ VE FİLİSTİN ADINA, ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ ADINA BURADAYIZ...
HAYDUT AMERİKAYA KARŞI DİRENİŞ EKSENİNİN YANINDAYIZ.
Dünya, Netanyahu gibilerinin kendilerinde aradıklarını bulduğu sapkın ve biçimsiz suçluların, akıl hastası bir ahmağın sergilediği çılgınlıklara hayret ve tiksintiyle tanıklık ediyor.
Evvela şunu söylemek gerekirse, Küresel istikbarın ani bir ilahi azapla yok oluşuna dair müjdeleyici işaretler ufukta belirmiştir. Trump ve müttefikleri, tarihin tanıklığıyla Kudretli ve Kahhar Allah’ın yerle bir ettiği zalim imparatorlukların mirasçılarıdır.

Her kim olursanız olun katliam makinelerinizle bizi korkutabileceğinizi sanmayın! Tüm donanmalarınız, uçaklarınız ve yıkıcı bombalarınızla, İmam Hüseyin’in (a.s.) takipçilerinin gözünde değersiz ve itibarsızsınız. Sonunuz yakındır; intikam alan Allah sizi zelil edecektir.
Filistin direnişinin unutulmaz liderlerinden,George Habaş'ın şöyle bir ifadesi var;
“Gerçek düşmanımız sadece 'İsrail' ve Siyonizm değil. 'İsrail'i destekleyen Amerikan emperyalizmidir; çünkü 'İsrail' Amerikan emperyalist çıkarlarının bir korumasıdır.”

Yine Lübnan Hizbullah'ı genel sekreteri Şehid Seyyid Hasan Nasrallah’ın şu sözleri meseleyi özetliyor:
“Amerika’nın, namaz kılan, oruç tutan, hacca ve umreye giden ama işgale sessiz kalan, işgalle normalleşen ve Amerikan hegemonyasına boyun eğen bir İslam’la hiçbir sorunu yoktur.”
Bütün bu yaşananlar Amerika emperyalizminin ve Amerika rejiminin gerçekte bir mafya rejimi olduğunu göstermektedir.
Böyle bir Amerika gerçekliğini görmezden gelip Amerika’yı özgürlükler ülkesi görmek, yada Amerika gerçekliğini görüp gücünden dolayı Amerika’nın yanında durulması gerektiğini düşünmek ve söylemek kelimenin tam anlamı ile Amerikancılıktır.
İslam, antiemperyalist bir dindir ve bir Müslüman’ın Amerikancı olması düşünülemez. Şayet hem Amerikancı hemde Müslüman olduğunu söyleyenler var ise onlar ya Amerika gerçekliğini yada inandıkları dini tanımıyorlar demektir.
Şu bir gerçektir ki Amerika İslam’ın antiemperyalist duruşuna düşmandır.
Ve buna rağmen Şer eksenine hizmet eden itaatkâr yöneticiler de bilsin ki asla güvende olmayacaklar ve aşağılanma ile hakaretten başka bir kazançları olmayacaktır; sömürgecinin elini öpseler bile o ayağını uzatır, ayağını öpseler de aynı ayakla başlarına vurur.
Amerika'nın gizli ve açık dostları yine hüsrana uğrayacak. Hevesleri kursağında kalacak inşaallah. Hased ateşiyle yanacak, hasretle ölecekler.
Allah'ın izni keremiyle.
Büyük şeytan ABD, savaşla, suikastlerle ulaşamadığı emeline kalplerinde maraz olan (Batı öykünmecisi) küçük azınlığa yönelik kışkırtıcı fitnelerle ve entrikalarla ulaşmaya çalışmaktadır. Bunu dün Suriye'de gördük , bugün İran'da görüyoruz...

Dünyanın tüm onurlu insanlarının artık bu mafya rejimine ve Amerikan emperyalizmine karşı ortak bir mücadele bilincini geliştirmeleri gerekiyor.
Abd nin haydutluğuna, aç gözlülüğüne, saldırganlığının dizginlenmesine karşın ülkemizin yapması gerekenler bellidir. Hep söyledik yine söylüyoruz:
Katil işgalci isralin kalkanı olan Kürecik Radar Üssü’nü kapatın. İncirlik’teki ABD askerlerini ülkelerine geri gönderin.
Hem Filistin'in yanında olup hemde ölüm makinesi israile mühimmat desteği sunan, haydutça ülke yöneticilerini alaşağı eden birisiyle dostluk pozları vermekten vazgeçin. Gazze'lilerin olmadığı bir masada Gazze'lileri yok sayan bir antlaşmaya attığınız imzayı geri çekin. Şunu iyi bilin ki Gazze direnişçilerininde ifadesiyle "Gazze'de Mücahitlerden başkası hüküm süremeyecek, hak sahibi olamayacak.."
Bizler, Türkiye’nin her yerinde yaşayan onurlu, vicdanlı direniş dostları olarak bu taleplerimizin takipçisi olmayı sürdüreceğiz.
Yaşasın küresel intifada!
Yaşasın küresel direnişimiz!
www.kudusgunu.com