ROBERT INLAKESH TRUMP'IN GAZZE PLANINI DEĞERLENDİRDİ

img
ROBERT INLAKESH TRUMP'IN GAZZE PLANINI DEĞERLENDİRDİ

Robert Inlakesh tarafından hazırlanan ve Palestine Chronicle sitesinde yayımlanan rapor: “Ay yüzeyinde bir Disneyland şehri inşa etmek, Kushner’in Gazze planından daha gerçekçi görünüyor.”

Bir basın raporunda, Jared Kushner’in Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için sunduğu ve “ana plan” olarak adlandırılan girişimin, imarı teslimiyetle ilişkilendiren, devam eden yıkımı görmezden gelen ve soykırım gerçeğini içi boş ekonomik vaatler ve gerçekle ilgisi olmayan parlak görüntüler arkasına gizleyen zoraki bir hayalden ibaret olduğu ifade edildi.

Şihab'ın haberine göre, Gazeteci ve belgesel film yapımcısı Robert Inlakesh tarafından hazırlanan ve Palestine Chronicle sitesinde yayımlanan raporda, “Ay yüzeyinde bir Disneyland şehri inşa etmek, Kushner’in Gazze planından daha gerçekçi görünüyor” denilerek, projenin gerçeklikten tamamen kopuk ve özünde acımasız olduğu vurgulandı. Raporda, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı olan Kushner’in planını Davos Forumu sırasında sunduğu ve “alternatif bir plan yok” ifadelerini kullandığı, bunun da projenin kırılganlığını ve olası bir başarısızlığı peşinen kabul ettiğini ortaya koyduğu belirtildi.

Raporda, ateşkesin ardından geçen aylarda yaşananların “ciddi çalışma” iddialarını aşmadığı, gerçekte ise planın uygulanabilir herhangi bir pratik ya da siyasi temelden yoksun olduğu kaydedildi. Planın özünün, başta Hamas olmak üzere Filistin direnişinin silahsızlandırılmasını yeniden imarın ön şartı haline getirdiği, bunun da Filistinlileri fiilen iki seçenekle karşı karşıya bıraktığı belirtildi: ya teslimiyet ya da farklı bir biçimde soykırımın yeniden başlatılması. Inlakesh, işgal hükümeti başbakanı Binyamin Netanyahu’nun hiçbir taviz vermeksizin tam silahsızlanma talep ettiğini, direniş gruplarının ise bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan silahlarını bırakmayacaklarını ve olası bir silah tesliminin ancak o devletin ordusuna yapılacağını vurguladıklarını aktardı.

Raporda, Trump’a Gazze’nin fiili yöneticisi rolü veren sözde “Barış Konseyi” de eleştirilerek, ona “devlet inşası” görevi verilmesinin ABD’nin ulusal güvenlik doktriniyle temelden çeliştiği, bunun yanı sıra Gazze halkına seçilmemiş bir liderlik dayatan sömürgeci bir yaklaşımın devamı olduğu ifade edildi. Güvenlik ve askeri zorluklara da değinilen raporda, direnişin zorla silahsızlandırılmasına yönelik herhangi bir girişimin çok sayıda asker gerektireceği, bunun ise İsrail ve müttefiklerinin kapasitesini aştığı belirtildi. İsrailli askeri uzmanların, yalnızca Gazze kentinin işgalinin en az 150 bin asker gerektirebileceği ve on yıl sürebileceği yönündeki değerlendirmeleri hatırlatıldı.

Raporda, özel askeri şirketlere, yerel milislere ya da yeniden yapılandırılmış bir Filistin polis gücüne başvurulmasının uzun vadeli kaos ve ağır insani ve siyasi maliyetler doğuracağı, yabancı askerlerin ülkelerine tabutlar içinde döneceği ifade edildi. Planın ekonomik boyutuyla da alay edilerek, on yıl içinde 25 milyar dolarlık maliyetle Gazze sahilinde gökdelenler ve turistik bölgeler öngören sunumların Filistin gerçekliğinden tamamen kopuk olduğu vurgulandı.

Raporda, planın kırılganlığını ortaya koyan temel sorular gündeme getirildi. Bunlar arasında, İsrail ordusunun Gazze’de kalan altyapıyı neden yıkmaya devam ettiği, imar süreci boyunca Filistinlilerin akıbetinin ne olacağı ve İsrail toplumunun kendi şehirlerinin yanında gelişen bir kenti kabul edip etmeyeceği soruları yer aldı. Raporda, İsrail’in ateşkesin başlamasından bu yana askeri operasyonlarını durdurmadığı ve sivil altyapıyı yok etmeyi sürdürdüğü, bunun gerçek bir yeniden imar ya da Filistinlilerin topraklarında kalmasına dair her türlü söylemle çeliştiği belirtildi.

Ayrıca işgalin, konteyner evlerin ve temel malzemelerin girişini engellediği, bunun da halkı hava koşullarına dayanıksız yıpranmış çadırlarda yaşamaya zorladığı ifade edilerek, planın Filistinlileri on yıl boyunca çadırlarda tutmayı mı, yoksa geri dönüş garantisi olmaksızın geçici olarak Mısır’a mı sürmeyi hedeflediği soruldu. Raporda, “yeni Gazze” olarak sunulan ve yapay zekâ ile üretilmiş, Tel Aviv’den daha gelişmiş bir kent tasvir eden görseller de eleştirilerek, etnik temizlik söyleminin hâkim olduğu bir İsrail hükümetinin, komşu İsrail şehirlerinden daha müreffeh bir Filistin kentinin kurulmasına izin vereceği varsayımının ne kadar gerçekçi olduğu sorgulandı.

Inlakesh, ateşkesin başlamasından bu yana İsrail’in yaklaşık 500 Filistinliyi öldürdüğünü, üzerinde uzlaşılan bölgelere çekilmeyi reddettiğini ve anlaşmanın ikinci aşamasının herhangi bir açıklama yapılmaksızın askıya alındığını, direniş silahlarının yeni bir süre içinde teslim edilmemesi halinde askeri operasyon tehdidinin yeniden gündeme getirildiğini belirtti. Rapor, detay eksikliği, yaklaşımın kırılganlığı ve kasıtlı ertelemenin, Gazze halkının yaşamını iyileştirmekten ziyade onları manipüle etmeye yönelik açık bir niyeti yansıttığını vurgulayarak, “Barış Konseyi”ne katılan ülkelerin sessizlikleri ve etik ya da hukuki hiçbir güvence içermeyen projelere dahil olmaları yoluyla soykırıma ortak hale geldiklerini ifade ederek sona erdi.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!