YUSUF FARİS GAZZE SAVAŞININ BİLİNMEYEN YÖNÜNÜ YAZDI

Yusuf Faris tarafından al-akhbar.com adlı internet sitesinde kaleme alınan, Gazze ve işgal rejimi arasındaki son savaşı konu edinen “ZORLU MÜZAKERE SAATLERİ HAKKINDA” başlıklı yazıyı siz kıymetli okuyucularımız için çevirdik. 

Görüntülenme: 527 Tarih: 22 Mayıs 2023 14:17
YUSUF FARİS GAZZE SAVAŞININ BİLİNMEYEN YÖNÜNÜ YAZDI

Özgürlerin İntikamı savaşını önceki savaşlardan (2019 ve 2022) ayıran noktalardan biri de direniş liderlerinin sebat ve sükunet tavrıydı. İlk suikastın gerçekleşme anından ateşkesin ilan ediliş anına kadar İslami Cihad bir dizi hususiyetler kaydetti. Bunlardan en önemlisi de İsrail basınında da yer aldığı gibi ilk ilk 35 saat hiçbir roket fırlatmayışları oldu. İslami Cihad’ın yanıt vermeyi geç başlatması bir taktik gereğiydi. Eylemsizlikle geçen 35 saatlik zaman zarfında İslami Cihad Hareketi her ne pahasına olursa olsun iç sinerjiyi korumak, cepheleri oluşturmak gibi iç unsurlar konusunda başta Hamas olmak üzere direniş gruplarıyla anlaşmalar düzenledi. Yukarıda bahsedilenlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan ikinci noktaya gelince, ateşkes müzakerelerinin erken başladığı, özellikle de Çarşamba günü öğleden sonra ikinci büyük füze saldırısından sonra, birkaç merminin fırlatıldığı vakitlerde art arda girişimlere başlandı. Bunlardan ilki, söz konusu günün akşamı Mısır istihbaratının sunduğu ve Ortak Operasyon Odası çerçevesindeki grupların kabul ettiği, İslami Cihad'ın ise reddederek onlarca İsrail kenti ve belediyesini hedef alan roket salvosuyla karşılık verdiği teklifti. Ardından Katar’ın ateşkes teklifi geldi ve Amerika müzakere hattına girdi. Ziyad en-Nehhale’in düzenlediği basın toplantısında, tüm bu tekliflerin İslami Cihad tarafından reddedildiğini teyit etti. En-Nehhale daha önce ‘Sahaların Birliği’ savaşını yorumladığı basın açıklamalarından birinde, o gün yaptığı tek hatanın ateşkesi kabul etmekte acele etmek olduğunu söylemişti. İslami Cihad’ın bu sağlam tutumu, aracı ülkelerin güvenlik servislerinden liderlerine kadar devreye girmesine neden oldu. Öyle ki Mısır, Katar ve Ürdün, cuma günü ateşkesin imkansız olduğunu ilan etme noktasına geldiler. Yetkili kaynaklara göre, son dakikalara kadar çözülemeyen nokta, direniş liderlerine yönelik suikastların durdurulması talebiydi. Bu Benyamin Netenyahu’ya yakın medya kaynakları tarafından da doğrulandı. Düşman ordusu İslami Cihad’ın bu talebini kesin bir şekilde reddediyordu. En-Nehhale'yi ateşkese boyun eğmeye zorlamak için işgal ordusu, çatışmanın beşinci gününe kadar süren tasfiye operasyonlarını yoğunlaştırdı. Kudüs Tugayları Askeri Konseyi üyesi olan diğer üç komutan da her olaya karşılık olarak roketlerin şiddetini ve menzilini iki katına çıkararak karşılık verdi. Böylece, suikastların durdurulması maddesi müzakere sürecinin önündeki ana engel olarak kalırken, İslami Cihad kaynaklarının el-Ahbar gazetesine verdiği bilgiye göre, baskı altında olan hareketin Genel Sekreteri'nin aracılara sözde bayrak yürüyüşü gününe kadar tek başına savaşmaya hazır olduğunu söylediğini açıkladı. Böylelikle en-Nehhale, sahanın gösterdiği istikrar ve sebat, İsrail saldırılarını absorbe etme konusundaki muazzam kabiliyet ve direniş ekseninden pazar gününden sonra diğer cepheleri ısıtmaya hazır olduğuna dair aldığı sinyallerle silahlanmıştı. İşte tüm bunlar İsrailli müzakereciyi çıkmaza soktu. Netanyahu'nun içten çökmesini önlemek için “suikastların durdurulması” cümlesinin değiştirilmiş bir şeklini kabul etmekten başka bir alternatif bulamadı. “Suikastları durdurun” ifadesi kaldırılıp yerine "bireyleri hedef almayı durdurun" ifadesi konuldu. Savaşın sona ermesiyle birlikte en-Nehhale akşam, saldırının başlamasından bu yana ilk kez, yorgun ve üzgün ama aynı zamanda sağlam ve kararlı bir şekilde ortaya çıktı. Ve şunları vurguladı: “Tüm çetin şartlara rağmen halkımız ve onun direnişinin birliğini koruduk. Evet, bu direnişin başı ve adresi muzaffer Kudüs Tugayları ve onun kahraman mücahidleri olsa da direniş tüm gruplarıyla bütün mücahidlerin kendisine dayandığı güçlü bir duvar oluşturdu. Düşmanın bizi bölmesine izin vermedik. Mevziimiz birlik içinde, güçlü ve sebatlı kalsın diye çektiklerimize katlandık. İşte biz bu savaştan silahlarımız ellerimizde çıkıyoruz ve savaşçılarımız her türlü saldırıya karşı her an savaşmaya hazır bir şekilde sahada durmaktadırlar.” 2019’dan bu yana girdiği üçüncü savaştan henüz çıkmış olan en-Nehhale'nin verdiği mesaj, eski Genel Sekreterin sözlerini yineliyor gibiydi: “Filistin’in hiçbir yerinde cihadımızı durdurmayacağımızı ve Gazze’de işgalin ateşinin devam edeceğini söz ve eylemle teyit ettik...”

Kudüs Haber Ajansı - KHA | kudushaber.com.tr

Yorumlar